Aloe Vera ve Saç Dökülmesi

İnternete inanırsanız on yüz bin milyon baloncuk kadar saç reçetesi var; her şey saça iyi geliyor. Dökülme duruyor, saçlar kalınlaşıyor ve yeni saçlar çıkıyor. Ortalık “before after (öncesi sonrası)” fotoğraf kaynıyor. Ancak her nedense gerçek hayatta saçı dökülen insan sayısı bırakın azalmayı, neredeyse katlanarak artıyor.

Üstüne üstlük özellikle erkeklerde dökülme yaşı epey erkene gelmiş durumda. Bu konuyu ayrıntılı olarak inceledim. Dökülme yaşı 20lere kadar inmiş durumda. Saç dökülmesinin erken yaşlarda cinsiyet ayrımı yapmasının bazı nedenleri var. Çok kısa özetleyeceğim, çünkü bu çok önemli bir konu. Ayrıntısına inmemiz gerekiyor.

Bildiğiniz gibi ergenlik yaşı erkene inmiş durumda. Dolayısıyla gençlerin cinsellik hormonları daha erken yaşlarda yükselmeye başlıyor. Kızlarda östrojen erkeklerde testosteron başı çekiyor. Kızlarda östrojen saçı, saçlı deriyi korur ve beslerken erkeklerde testosteron tam tersini yapıyor, yani saçı döküyor.

Dolayısıyla şöyle bir durum çıkıyor ortaya; erkekler eskisinden daha erken ergen oluyorlar, sakal ve vücut kıllanmaları bundan 50 yıl önce lisenin ikinci yarısında olurken şimdi ortaokula inmiş durumda. Saç ile vücut kılları arasındaki bu ters ilişki tamamen testosteron ve dihidrotestosteronun marifeti. Erken erkeklik böyle bir bedel ödetiyor gençlere. Kızlarda sorun erken yaşlarda nadir, olsa bile daha çok metabolik bir bozukluk, beslenme eksikliği (sıkça girilip çıkılan zayıflama ve diyet kürleri, fast food beslenme, sigara vs.) veya kullanılan kozmetiklerden kaynaklanıyor. Şimdilik bu kadar yeter.

Erkek tipi saç dökülmesinde (androgenetik alopesi) temel mekanizma; testosteron erkeği irileştirir, sesini kalınlaştırır, cinsel organları büyütür… Bunların yanında hem tüm vücutta hem de cinsel organların etrafı ile koltukaltında kıllanmaya neden olur. Ayrıca sakal çıkmasından sorumludur. Ancak iş saça gelince etkileri bir anda değişir. Özellikle ön, alın, yanlar ve tepe bölgesinde saç dökülmesine neden olur. DHT hormonu saç dökülmesi konusunda testosterona göre 6-10 kat daha güçlüdür; yani daha çok saç döker. Bu nedenle saç dökülmesi tedavisinin vazgeçilmezlerinden bir tanesi DHT oluşumuna sağlayan enzimin (5 alfa redüktaz) engellenmesidir. 

İnternette diyordum dolaşan bu kadar bilgi ve iddialı reçetelere rağmen saç konusunda öne çıkmış bir tanesi bile yok. Çünkü insanların istediği farklılığı oluşturmak kolay değil. Bilgi, ilgi ve çaba gerektiriyor. Neyse efendim bu reçetelerin çoğunun başında ya da listenin ilk onunda hep olan ürünlerden bir tanesi “Aloe Vera” jeli, ekstresi ya da callus ekstresi bu amaçlarla öneriliyor ve kullanılıyor.

Bir zamanlar bu güzel bitki tam bir mucize gibi sunulmuş, vurkaççıların elinde epey itibar kaybetmişti. Hatta isim takılmıştı “Dala Vera” diye… Oysa öyle değil, ancak aloe veranın yapabileceklerinden fazlasını isterseniz o ne yapsın.

Aloe Vera’nın kanser tedavisi ile ilişkisi eskiden beri bilinmektedir (1). Diğer pek çok tıbbi bitki gibi fitoterapide önemli bir yeri vardır. Nemlendirici olarak kozmetik sanayinde önemli bir yere sahiptir. Saç ile ilişkisi içindeki antioksidanlar, nemlendiricilerle başlasa da son bilimsel çalışmalar bir iki molekül üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu moleküllerden alonin ve emodin hakkında şimdi epey bilgiye sahibiz. Özellikle ikincisi, yani emodin pankreas hastalıklarından karaciğer ve kansere kadar yaygın bir etki alanına sahiptir (2) çünkü güçlü bir anti-inflamatuvar, antioksidan ve antimikrobiyaldir (3). Miktarına bağlı olarak böbrek ve karaciğer üzerine zararlı (toksik) etkiler de gösterebilir. Ancak ağızdan alınan miktarın çok az bir kısmı kana geçer bundan dolayı zehirlenme vs. gibi vakalara pratikte rastlamak olası değildir.

Aloe Vera’nın içinde bulunan emodinin henüz bir ay önce yayınlanmış bir çalışmada (Nisan 2017) güçlü bir 5 Alfa Redüktaz enzim inhibitörü olduğu ortaya konmuştur (4). Yani testosteronu saç dökülmesi konusunda daha etkili olan dihidro testosterona (DHT) çeviren enzimin bloklayıcısı… Bu özelliği ile Aloe Vera saç dökülmesini önlemek açısından bir adım öne çıkmış kabul edilebilir.

DHT üreten enzim olan 5 alfa redüktazın iki tipi var; tip bir ve iki… Finasteride daha çok birinci tipe karşı etkinken, dutasteride her ikisini de engellemekte ve olasılıkla daha iyi sonuçlara neden olmaktadır. Aloe Veranın içindeki bir madde (emodin) de benzer bir özelliğe sahiptir. 

Özellikle erkek tipi saç dökülmesi (androgenetik alopesi) vakalarında düzeyini düşürmek çok önemlidir. Genellikle bunun için ilaç olarak finasteride (Proscar, Propecia) ve dutasteride (Avodart), bitkisel takviye olarak da Saw Palmetto (cüce palmiye) ekstresi kullanılmaktadır. İlaçların etkinliği pek çok çalışma ile ortaya konmuşsa da Saw Palmetto’nun etkinliği hakkında yeterli bilimsel veri yoktur.

Bu yazıda bahsettiğimiz çalışmada (4) emodin neredeyse finasteride kadar etkin bir enzim bloklayıcısı olarak karşımıza çıkmıştır. Sadece bu özellik bile aloe veranın ilaçların içinde olmasa da şampuan, saç kremi veya benzeri kozmetik ürünlerin içine konursa saç dökülmesini azaltabileceğini düşündürmektedir. 

Aloe Vera sadece içindeki emodin ile dahi saç dökülmesi ve özellikle erkek tipi saç dökülmelerinin önlenmesine yardımcı olabilir. Ancak tek başına yeterli etkiyi göstermesi de beklenmemelidir. Bu arada ülkemizde “Van muzu, yayla muzu ya da ışgın” olarak bilinen bitkinin emodin etken maddesinden oldukça zengin olduğunu da belirtelim.

Bu bitkinin çok ismi var; Van muzu, yayla muzu, uçgun ya da ışgın… Kansere çok iyi geliyor diye hemen medya maskarası ettiler. Bizim ülkemizde hem kolay yetişiyor hem de çok ucuza satılıyor. Belki güzide Türk üniversiteleri hakkında filimsel değil bilimsel çalışmalar yaparlar da yayla muzu da medya maymunu olmaktan biraz olsun kurtulur. 

 

  1. https://www.thieme.com
  2. http://frontiersin.org
  3. http://wiley.com
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
Views All Time
Views All Time
311
Views Today
Views Today
1
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

1 geri izleme / bildirim

  1. Sarımsak ve Kellik

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*