Amerikan Gıda ve İlaç Cemiyeti (FDA) Ne İşe Yarar, Neden Önemlidir, Hala Güçlü Mü?

ABD’de yaşadığım süre boyunca tıbbın en ileri düzeyde olduğu bu ülkede hekimlerle değişik tartışmalarımız oldu. Bu tartışmaların odağındaki konulardan bir tanesi FDA ve yürüttüğü sağlık politikaları idi. Dost toplantılarında FDA konu edildiğinde kurumun nasıl çalıştığını öğrenmeye çalıştım. En önemli nokta bu cemiyetin kapitalizmin hüküm sürdüğü bir ülkede kurulmuş ve dünyanın geri kalanı tarafından da referans kabul edilen bir kurum olmasıydı.

Bir iç hastalıkları doçenti, alevli tartışmaların bir tanesinde FDA’nın hiçbir zaman insan sağlığını birinci öncelik yapmadığını ve kapitalist bir ülkeye göre makul sayılabilecek bir fiyatının olduğunu söyledi. Bir sürü itirazı sükunetle dinleyen doçent daha sonra bir dizi ilacın hikayesini anlattı. Bu ilaçlar COX-2 inhibitörleri, statinler, tiazolidindiyonlar ve TNF-alfa reseptör inhibitörleri idi. Hepsi endikasyonlarına göre devrim sayılabilecek, FDA onaylı ilaçlardı.

Şimdi biliyoruz ki, bu ilaçlar yaygın kullanımlarına rağmen ilgili uzman hekimlerin korkulu rüyaları haline geldi. Birincisi resmi olarak sadece ABD’de 50.000 ölüme neden olmuştu. Statinler zaten kolesterol metabolizmasına vahşice bir yaklaşımdı ve başta karaciğer toksisitesi olmak üzere dolaşımsal bir sürü soruna neden olmuştu. Ülkeme döndüğümde hekimlerin yavaş yavaş bu ilaçlardan soğuduğunu hayretle öğrendim. Tiazolidindiyonlar da, ki tip 2 diyabetlilerin mucize ilacıydı, aynı kaderi paylaşmıştı. Özellikle kardiyak ve renal patolojiler olmak üzere pek çok yan etki gözlemlenmişti. Şimdilerde halen kullanılan dördüncü ilaç grubu ise ciddi akciğer patolojilerine (tüberküloz ve kanser) neden olmakla birlikte bu grupta halen korkulan noktaya gelinmemiştir.

Zihnimde bunları evirip çevirirken, FDA’nın başkanı basının önüne çıkıp, kurumunun son beş yıldır, neredeyse hiçbir ilaç için gerekli çalışmaları yapmadığını itiraf etti (Ekim, 2008). Öyle ki, gıda denetiminde de ciddi sorunlar vardı ve ABD’ye özellikle “melanin” içeren yüzlerce Çin kaynaklı ürün rahatlıkla girmişti. ABD halkının sağlığı ciddi tehlikede idi. Bu itiraf bizde pek duyulmadı, hiç kimse şaşırmadı ve hayat kaldığı yerden devam etti.

Anlayacağımız, kronik hastalıkların çözümü bir başka bahara kaldı. Bu arada ilaç firmalarının yaptığı cirolar yüz güldürücü idi ve ABD’nin ciddi bir krizle boğuştuğu şu dönemde, ilaç firmaları satın almalara devam etti. Bu şahane kapitalist düzen, krize rağmen hiçbir işe yaramadığı meta analizlerle açıkça ortaya konmuş SSRI grubu antidepresan ilaçların satışındaki patlama ile de kendini depresyondan korumaktadır. Tüm kronik hastalara geçmiş olsun…

Views All Time
Views All Time
168
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?