Antioksidan vitaminlerin koruyucu etkinliği kanıtlanamadı

Algı operasyonu diye bir söz mutlaka duymuşsunuzdur. Duymadıysanız bile kesin maruz kalmışsınızdır. Kalmayan mı var değil mi? Şimdi bu konuyu unutalım da asıl işimize bakalım.

Toplumda yaygın olarak kullanılmasına rağmen antioksidan vitaminlerin (vitamin A, C ve E) diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuğu kanıtlanamadı. ABD’de 83.639 tıp doktorunun katıldığı çalışmada, düzenli olarak yukarıdaki vitaminleri alanlar ile almayanlar arasında belirtilen hastalıklardan korunma açısından bir fark bulunamadı. Bir başka çalışma yüksek düzey C  veya E vitamini tüketiminin tüm nedenlerden ölüm oranını hafifçe yükselttiğini de ortaya koydu. Yüksek düzeyde tüketilen A vitamininin, C ve E vitaminine göre beyin kanaması ve felç riskini artırdığı ve kalp damar hastalıklarına neden olduğu da rapor edilen bilgiler arasında (1).

A vitamini ve onun öncüsü Beta Karotenin göz ve görme sağlığı ile ilişkisini herkes biliyor. Ancak bu şu demek değil; daha çok A vitamini alırsanız daha keskin görürsünüz. Bir zamanlar piyasada hala en çok satan vitamin preparatlarının bir tanesinin içinde çok fazla A vitamini olduğu için (25.000 IU) ciddi görme sorunları ortaya çıkmıştı. Çünkü A vitamini yağda çözünen ve vücutta biriken bir vitamin. Çokluğu da görmeyi tıpkı azlığı gibi etkiliyor. Sonra ilaç firması 25 bin olan miktarı 5 bine indirdi. Vitamin demek çok alınması gereken demek değildir. Vücudun üretemediği, az ama devamlı ihtiyaç duyduğu maddelerdir vitaminler. 

Bu vitaminlerin yaşlanmayı yavaşlattığı ve yaşlılıktaki beyin fonksiyonlarını koruduğuna dair genel inanış da ispatlanamadı. 55 yaş üstü kalp-damar veya şeker hastalığı olan hastalara 4.5 yıl boyunca verilen 400 IU E vitamininin bir gelişmeye neden olmadığı ve bu hastalarda özellikle böbrekleri hiçbir şekilde korumadığı da gösterildi.

Vücutta artan oksidan madde üretiminin bu hastalıklarla ilişkisi uzun zamandır bilinmesine rağmen, vitaminlerin faydalarının ispatlanamaması iki noktaya işaret ediyor; birincisi hastalıkların oluş mekanizmaları tahmin edilenden çok daha karmaşık, ikincisi, antioksidanlar sadece oksijen kaynaklı radikalleri süpürüyor ancak daha tehlikeli olan nitrojen (azot) bazlı radikalleri süpürmekte yetersiz kalıyor. Bu nedenle fayda sağlamak yerine ya etkisiz kalıyor ya da zarar veriyor.

D vitamini eksikliği toplumlarda ve özellikle kadınlar arasında epey yaygın. Bu önemli bir konu; eksiklik var ise dışarıdan takviye alınmalı. Yine de en güzeli yeterli miktarda güneşe maruz kalmak. Tıpkı bunun gibi vücudumuzda eksik olan bir vitamin var ise mutlaka onu tamamlama yoluna gitmeliyiz. Ama yok ise ilaveten almanın hiçbir yararı yok efendim.  

Doğal besinlerle alınan vitaminler, diğer yararlı ve koruyucu maddelerle (nitrojen bazlı radikaller, oluşan DNA hasarını tamir eden moleküller vb) birlikte alındıkları için daha bütüncül bir koruma sağlıyor. Bilimsel çalışmalar hem oksijen hem nitrojen bazlı radikallere karşı korunmanın ve yaşlanmanın etkilerin azaltmanın en iyi yollarından bir tanesinin, düzenli ve kaliteli uyku uyuyarak (karanlık ortamda, erişkinler için 5-6 saat), vücudun en güçlü koruyucu antioksidan salgısı olan melatonin olduğuna işaret ediyor (2).

Algı operasyonu her zaman kötü müdür? Çoğunlukla öyle. Ancak şu resme bakınız. Hipokratın “Yedikleriniz ilaçlarınız, ilaçlarınız yedikleriniz olsun” sözü bu kadar mı güzel bir algı operasyonu ile anlatılabilir? Gerçekten vitaminleri besinler aracılığı ile almak ile ilaç olarak dışarıdan almak arasında vücut açısından dağlar kadar fark var. 

Gelelim algı operasyonuna; 1980’li yıllarda bir ilaç firması ekonomik krize giriyor. Silah sektöründen bir CEO transfer ediyorlar. CEO bir ay çalıştıktan sonra yönetim kuruluna raporunu arz ediyor. Rapor tek cümleden oluşuyor. Yeni CEO şöyle diyor raporunda; “Bize sadece hasta insanlara ilaç satmak yetmez, sağlıklı insanlara da ürün satmamız lazım.” İşte efendim yıllar sonra bilimsel olarak yararsız olduğu ispat edilse de milyar dolarlık bir sektör böyle doğuyor.

  1. http://www.isdbweb.org
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
Views All Time
Views All Time
242
Views Today
Views Today
1
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*