Dermal Papilla ve Dermal Papilla İndüksiyonu

İnsan derisi histolojik yani doku bilimi açısından iki ana bölüme ayrılarak incelenir.

Bunlar epidermis ve dermistir. Epidermis derinin en üst tabakasını oluşturan ve dış etkilere karşı bariyer görevi gören bir yapıdır. Dermis ise epidermisin altında bulunan kan damarlarından zengin iyi beslenen bir tabakadır. Epidermisin beslenmesini sağlayan kısım burasıdır. Ayrıcı içinde kıl folikülleri, sinir sonlanmaları, salgı bezleri gibi oldukça farklı yapıların bulunduğu karmaşık bir bölümdür.

Saçlı derinin histolojik yapısı; en üstte epidermis tabakası var, altında dermis. Kıl kökü dermise gömülmüş durumda… Kan damarlarının en alttaki yağlı tabakada yol alıp kıl kökünü beslemek için saç köküne giriş yerine dikkat ediniz. 

Dermis şekilde de görüldüğü gibi epidermise göre daha kalın ve kan damarı ile bezlerden zengin bir dokudur. Derinin bu bölgesinin insan savunma sistemi, alerjik yapı, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları ile aydınlık – karanlık daha genel tabir ile gece – gündüz döngüsüne ait bazı bilgilerin vücuda aktarılması ile de yakından ilgili olduğunu ifade edelim.

Derimizin kan dolaşımı; deri altı yağ tabakasının ne kadar önemli olduğunu gösteren bu şekilde, hem arter hem de venlerin bu yağ tabakası içerisinde yol aldığına dikkat ediniz. Bu tabakanın kalınlığı yaşla birlikte azalır ve damarlar baskı altında kalırlar. Bu da derinin dolaşımında bozulmaya neden olur. 

Şimdi aşağıdaki resme biraz daha ayrıntılı bakalım. Bu resimde de bildiğimiz iki yapı var, dermis ve epidermis. Ama farklı bir şey daha var, Dermal Papilla. Evet, işte bu hücreler yazımızın ana konusu. Dermal papillanın epidermis içine parmaksı çıkıntılar yaptığını görüyorsunuz. Eee ne var bunda diyebilirsiniz; ama demeyiniz. Çünkü derinin pek çok fonksiyonunu gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesinin devamını sağlayan yapı burası. Biraz karışık oldu farkındayım.

Saçın tüm lojistik desteğini sağlayan yapı Dermal Papilla’dır. Bu yapı saçsız deride ve özellikle el ile ayaklarda parmak izi dediğimiz ve her kişide farklı olan yapının da asıl nedenidir. 

Dermal papillanın epidermis içine yaptığı küçük parmaksı – meme ucu şeklinde çıkıntılar elde ve ayakta belirgin yapılar  oluşturur. Bu çıkıntılara ne denir tahmin edin: “parmak izi”… Evet, parmak izleri dermal papillanın oluşturduğu şekillerin bir sonucudur.

Ve bilindiği gibi bu izler her insan için eşsizdir. Tek yumurta ikizlerinin bile parmak izleri birbirinden farklıdır. Hatta işin ilginç tarafı dermal papillanın yerleşimi anne karnında iken oluşur ve yerleri değişmez yaşam boyu. Ancak zaman içerinde boyutlarında değişkenlik görülür. Yani büyüyebilirler. Buradan da anlaşılacağı gibi hepimizin parmak izi anne karnında belirlenmiştir aslında.

Dermal papillanın asıl görevi ise önceden de söylediğimiz gibi damarsız olan epidermisin alt katmanlarını beslemek -yani besin ve oksijen taşımak- ve kıl foliküllerinin beslenmesini sağlamaktır. Bir bakıma şöyle de diyebiliriz; derinin en önemli kısımlarının beslenmesini sağlamak dermal papillanın görevidir.

Saçlı derideki dermal papillanın en önemli görevi saç kökünü beslemektir. Görüldüğü gibi kılcal damar (capillary) saç köküne dermal papilla üzerinden ulaşmaktadır. 

Daha önceki yazılarımızda kıl folikülünden ve büyüme evrelerinden bahsetmiştik. Kıl folikülünün özellikle anajen fazda oldukça yüksek kan akımına ihtiyacı vardır. Ancak bu sayede sağlıklı bir büyüme sağlanabilmektedir. İşte bunun için yukardaki şekilde de görüldüğü gibi dermal papillanın kıl köküne uzanması gerekir. Böylelikle dermal papilla ve içindeki zengin kan damarları kıl folikülünün beslenmesini ve büyümesini sağlar. Bu erişimin herhangi bir nedenle bozulması kılın büyümesini durdurur ve sonunda kılın erken kaybına neden olur.

Dermal Papilla saç kökünün lojistik üssüdür. O iyi ise saç iyidir ve üretim vardır. Eğer papilla bir şekilde rahatsızlanırsa saça ne yapsanız yarar sağlamaz ve saç dökülür. Ancak asıl sorun bu değil; asıl sorun eğer dermal papillayı indükleyemezseniz bir daha saç çıkmaz. Erkeklerde saç kökü ile dermal papillanın arasını bozan – açan en önemli faktör DHT hormonunun varlığıdır. Tanrı bu hormona alın, yanlar ve tepe bölgesindeki saçlara ait görev vermiş ancak ense ve kulak üstüne etki etmesine izin vermemiştir. O nedenle insan saçında DHT’ye duyarlı ve duyarsız alanlar vardır. 

Dermal papillanın kıl follikülüne erişimini bozan pek çok neden olabilir. En önemli nedenlerinden birisi dihidrotestosteron (DHT) denilen ve her iki cinste de salgılanan cinsellik hormonudur.

Bildiğimiz gibi erkekler belli bir yaş aralığına ulaştığında alın (frontal), yanlar (temporal) ve tepe (vertex) bölgesinde saç dökülmesi şikâyeti başlar. İşte bunun altında dermal papilla, kıl folikülü ve DHT arasındaki kritik etkileşim yatmaktadır. DHT, dermal papillanın kıl folikülü ile olan ilişkisini keser ve follikülün beslenmesini bozar. Böylelikle öncelikle saçlar incelir küçülür ve görünmez hale gelir; bu mekanizmaya minyatürizasyon denmektedir ve erkek tipi saç dökülmesinin temel mekanizmasını oluşturur. Bu sürecin devam etmesi ile folikül tamamen saç yapımını durdurur.  Görüldüğü gibi erkek tipi kelliğin ana mekanizması, dermal papillanın saç folikülünden desteğini çekmesidir ve buna aracılık eden hormon DHT’dir.

Dermal Papilla hücreleri sadece saç kökünü beslemekle kalmaz. Aynı zamanda saç kökündeki doğurgan hücreleri aktifler ve yeni hücre oluşumunu sağlar. Bu yeni hücrelerden keratinositlere dönüşenler saçın asıl maddesi olan keratini üretirken, melanosite dönüşenler saçı orjinal rengine boyar. Bizim uyguladığımız Dermal Papilla İndüksiyonu yönteminde her iki hücre de üretildiği için hem saç üretimi olur hem de saç kendi doğal rengine boyanır. 

Dermal papilla ayrıca kellik tedavisinin en önemli çalışma alanlarından birisini oluşturmaktadır. Özellikle saç ekimi dediğimiz olayda saç ile beraber dermal papilla hücreleri de taşınmaktadır. Çalışılan bir diğer işlem ise demal papilla hücrelerinin laboratuvar ortamında çoğaltılıp kellik şikâyeti olan bir başkasına transfer edilip kıl folikülünü tekrardan aktive edip saç çıkmasını sağlamaktır. Ancak bu konuda henüz bir başarı sağlanmış değildir.

“Dermal Papilla İndüksiyonu” ismini verdiğimiz ve sadece bizim tarafımızdan uygulanan yöntemde bu hücrelerin bir yerden alınıp kel olan bölgeye transferine ihtiyaç yoktur. Saçın olmadığı bölgedeki dermal papilla hücrelerinin uyarılması yeniden doğal, kişinin kendi saçlarının çıkması ile sonuçlanmaktadır.

Teorik olarak ense bölgesinden alınan dermal papilla hücreleri laboratuvarda çoğaltılarak hedef kel bölgeye ekilebilir. Bu yöntem denenmiş ancak başarılı olamamıştır. Çünkü dermal papilla hücrelerinin kendisi kadar onların iç organizasyonu da önemlidir ve bu hücreler ancak bir “doku” olarak çalıştıklarında gerekli hizmeti verebilmektedirler. Bizim yöntemimizde böyle bir işleme gerek duyulmamakta, mevcut dermal papilla “doku”su indüklenmektedir. 

 

Views All Time
Views All Time
208
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*