En İyi Saç Çıkaran Ürün Hangisi?

Her ne kadar saç ekimi oldukça popüler olsa da kendi içinde halen sıkıntılı noktaları var. İster organik olsun, ister gübreli ya da bambaşka isimlerle anılsın, sonuçta ense bölgenizdeki saçınızdan ekim yapılıyor.

Ense bölgesi ile saçın ön ve tepe bölgesinin karakteristikleri farklıdır. O nedenle saçlar genelde ön ve tepeden dökülür. Ense ve kulakların üzerleri genellikle çok ileri yaşlarda bile dökülmez. Demek ki aynı saç değil; gerçekten de değil.

Bazı saç ektirenlerde görürsünüz, kişinin her ne kadar kendi saçı olsa da hiç de doğal durmaz. Dikkat çeker ve karşısındaki insanın bakışları saç ektireni rahatsız eder. Son zamanlarda saç ekiminin yaygınlaşması da yanlış uygulamaları, kötü ekimleri beraberinde getirmiştir. Reklamlar çok afilidir ancak gerçekler genelde reklamlarla pek uyuşmaz. “Hayaller Paris gerçekler Bitlis” özlü sözü ile özetlenen duruma benzer anlayacağınız…

Bu nedenlerle hala deriye sürülen saç ürünlerinin devasa bir müşteri kitlesi var. Özellikle menapozdan sonra bayanların saç dökülme problemleri için bu ürünler en az erkekler kadar önemli.

Piyasada pek çok saç ürünü var. Öyle çok ki, Google’a “en iyi saç ürünü” yazdığınızda 2 milyondan, “best hair product” yani İngilizcesini yazdığınızda tam 256 milyon sonuç çıkıyor. Gerisini siz düşünün!

Hepsi çok iddialı, ancak ben daha bir tanesi için memnun edici sözler duymuş değilim. Bu konu bana çok sorulduğu için en iyisinin yazmak olduğunu düşündüm. Kendi tercih ettiğim ve kullandığım ürünü, reklam olur diye söylemeyeceğim ancak karanlıkta bir fil tarif edeceğim size…

En popüler ürün halen minoxidil. Etki mekanizmasını tam olarak bilmesek de FDA onayı da almış olan bu ürün saça deriden sürülerek etki ediyor (1). Minoxidil halen karşısına çıkmış Aminexil, Dercos ve Kerium gibi ticari ürünlerden daha etkin ve rakipsiz görünüyor (2).

Saç çıkarma konusunda minoxidil halen karşısında bir rakip görmüyor. Ancak onun da kendince sorunları var; saç köküne öyle kolay ulaşamıyor.

 

Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki ürünlerin içindeki minoxidilin (genelde %5 ve %2’lik solüsyonları piyasada) sadece yirmide biri deriye nüfuz edebiliyor (3). Yine de bu minoxidilin etkin olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor; ancak deriye daha iyi nüfuz edebilmesini sağlayacak yardımcıların çok önemli olduğunu gösteriyor.

 

Minoxidili iyi bir taşıyıcıya (deriden emilimi kolay, kıl şaftını takip edebilen bir taşıyıcı) bağlayabilirseniz, ondan çok daha fazla yararlanabilirsiniz. Şekilde yazan “no irritation” benim yazıda ifade ettiğim kaşıntı, pullanma, kızarıklık, mikroçatlaklara karşılık gelen ifade… Etil alkol bunlara neden olduğu için ideal bir üründe etil alkol olmasa iyi olur.

Bu bölümü şöyle özetleyebiliriz: Minoxidil halen bir saç ilacının veya saç çıkaran bir ürünün ilk vazgeçilmezidir. Ancak yardımcılara ihtiyacı olduğu da ortada… Minoxidil ile ilgili önemli sorunlardan bir tanesi, minoxidilli ürünlerin genelde etil alkol içermesi… Etil alkol iki nedenle sakıncalı; birincisi deriyi kuruttuğu için ciddi kaşıntı, mikro çatlaklar, bazen kızarıklık ve pullanma ile kepek benzeri sorunlara yol açabiliyor. Sonuçta bu tür saç ilaçları uzun süre kullanılacağı için (en az 3-6 ay) bu tür şikayetler yılgınlık veriyor ve vazgeçmelere neden olabiliyor. İkincisi bazı insanların etil alkole değişik nedenlerle (dini, sosyal, sağlıkla ilgili nedenler) uzak durmaları. Bana göre de saç çıkaran bir ürünün içinde etil alkol olmamalı. Bu da ikinci kural olsun.

 

Özellikle erkek tipi saç dökülmesinden sorumlu hormon testosteron değil dihidrotestosterondur. Dolayısıyla testosteronu dihidro formuna döndüren 5 alfa redüktaz enziminin inhibe edilmesi saç çıkmasına yardımcı olmaktadır. Bu işi yapan bilinen en iyi molekül finasteriddir ve finasterid de FDA onaylı bir saç çıkarıcı moleküldür (1). Finasterid aslında erkeklerde prostat büyümesini yavaşlatan bir ürün ve Proscar ticari ismi ile meşhur. Daha sonra aynı işi gören dutasterid isimli ilaç da Avodart ismi ile ülkemizde satılıyor. Bu ilaçların ya da 5 alfa redüktaz enzimini engelleyen bir ürünün de mutlaka ilacın içinde olması gerekiyor. Eskiden beri saw palmetto (cüce palmiye) ekstresinde bu işi yapan bir maddenin olduğuna inanılır. Bu konuda bazı bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır (4). Isırgan otunun da böyle bir etkinliği olabilir (5). Demek ki ürünümüzde mutlaka bir 5 alfa redüktaz inhibitörü (engelleyicisi) olacak.

Kadın ve erkekte koltuk altı, cinsel organlar etrafında kıllanma yapan Dihidrotestosteron (DHT) hormonu hakkaten KIL bir hormon. Saçta bu yaptıklarının tam tersini yapıyor ve saçı döküyor. Bu nedenle DHT oluşumunu azaltmamız gerekiyor. Bunu da en iyi yapan finasteride… Ayrıca Saw Palmetto, ısırgan otu gibi bitkisel kaynaklardan da yararlanılabilir. 

Başka bir konu da saç kökü hücrelerinin artan enerji ihtiyacının karşılanması. Bu son derece karmaşık konuyu kısaca geçmek istiyorum. Saç dediğimiz ölü doku ağırlıklı olarak keratin dediğimiz proteinden oluşmuş durumda. Bu proteini saçın kökündeki keratinositlerin üretmesi gerekiyor. Her yerde olduğu gibi burada da üretim için enerji gerekiyor. Hücrelerin enerji santrali olan mitokondrilerin uyarılması, tam kapasite ile çalışması için enerji yollarını açılması gerekiyor. Bu gizemli konuda size bir literatür gösteremeyeceğim çünkü o zaman dikkatli okuyuculara sırrımı açmış olurum. Ancak ürünümüzde mutlaka mitokondrinin enerji üretimini artıracak bir madde bulunmalıdır.

Mitokondri tüm hücrelerimizin “enerji santralidir”.

 

Her tür gıdayı (yağ, protein, karbonhidrat) oksijen varlığında enerji üretimi için kullanabilir. 

Mitokondri çok enerji ürettiğinde bir takım sıkıntılar ortaya çıkar; bunlardan en bilindik olanı serbest oksijen radikalleridir ve mitokondrinin yorulmasına, fonksiyon görememesine neden olur (6). Bu sorunun mutlaka önlenmesi ve mitokondriyi bozan serbest radikallerin ortamdan süpürülmesi gerekir. Yani ürünümüzde iyi bir serbest radikal süpürücüsü bulunmak zorunda… Ve bu süpürücü saça uyguladığınız ilacın içinden hücrelere ulaşmalı, mitokondriye girip oradaki fazla radikalleri süpürmeli.

 

 

Mitokondri tüm organ ve sistemler için olduğu gibi saç için de çok önemlidir ve düşmüş enerji üretim seviyesini yükseltmek gerekir ki saçın yeniden çıkmasına yardımcı olabilsin. 

 

 

 

Yazı çok uzadı şu ana kadar yazdıklarımızı özetleyip geriye kalanlara diğer yazıda yer verelim.

İdeal bir saç ilacının barındırması ve barındırmaması gerekenler:

  1. Minoxidil olmazsa olmaz, yerine koyabileceğimiz başka bir ürün henüz yok.
  2. Etil Alkol olursa olmaz, uzun vadede ciddi yan etkilere neden oluyor. Ayrıca insanlar hoşlanmıyor.
  3. 5 alfa redüktaz inhibitörü: Bu mutlaka ürünün içinde olmak zorunda değil. Ağızdan da alınabilir. Ancak çoğu kişi saç sorunu için ağızdan ilaç kullanmak istemiyor. Bu nedenle saw palmetto, ısırgan otu ya da başka bir bitkisel üründen faydalanılabilir.
  4. Mitokondrinin enerji seviyesini yükseltecek bir ürün… Bu bilgi biraz gizli.
  5. Özellikle çok enerji üreten mitokondride oluşan serbest radikalleri süpürecek bir antioksidan. E vitamini olabilir örneğin; ancak E vitamini yani alfa-tokoferol bu iş için ideal değildir. Çünkü bir radikali süpürünce kendisi radikal hale dönüşür ve bir başka molekülden yardım almaya ihtiyaç duyar. Demek daha başka bir molekül bulunması gerekiyor.
  6. Tüm bu etken maddelerin içinde “uyumlu” bir şekilde bulunduğu ürünümüz, saç dökülmesi konusunda tamamen bilimsel bir formülasyondur…

WWW.MELOXCIN.COM

Bu yazının özeti böyle ancak emin olun turpun büyüğü hala heybede…

  1. http://www.tandfonline.com
  2. https://anndermatol.org
  3. https://deepblue.lib.umich.edu
  4. https://www.hindawi.com
  5. https://www.thieme-connect.com
  6. https://peerj.com
Views All Time
Views All Time
2357
Views Today
Views Today
13
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

7 yorum

    • Lütfü Bey,
      6. ayın sonunda arzu ettiğiniz düzeyde saçınız çıktığında bundan sonra yapılacaklar o mevcut saçı korumak, dökülmesini geciktirmek ve kişinin saç ve saçlı deri yaşlanmasını ötelemektir. Bunun için 6. aydan sonra tıpkı tırnak kesmek, yıkanmak gibi saçınız için haftada iki gün akşamları 5 dakikanızı ayırarak bakım yapmanız ve önerilen şampuan ile saçınızı yıkamak yeterlidir. Saçlarınız 6 ay ilaç kullanımı+6 ay haftalık bakımları (toplam 1 yıl) ile yaklaşık 20 yıllık fark oluşmaktadır. Bu şu demektir; hiçbir müdahale edilmeseydi 40 yaşında ortaya çıkacak saç görünümünüz 60 yaşına ötelenmiş olacaktır. Selamlar…

    • Sayın Lütfü Yilmaz,
      6 aylık kullanımın sonunda amaçlanan saçı 10 yıl geriye götürmektir. 6. aydan sonra eğer hiçbir şey yapmazsanız saçınız sonraki on yılda tedavi başlangıcına döner. Ancak basit önlemler ve haftalık 10 dakikanızı alacak bir bakım ile saçlar korunabilir. Selamlarımla…

  1. En iyi ürün tabiki de meloxcin.

    Yıllardır kellik problemi yaşıyordum, piyasada denemediğim ürün/ilaç kalmadı.

    Bu başka bir şey cidden. Yıllardır saç olmayan yerden yeni saçlar çıktı mükemmel bir şey anlatamam. Teşekkürler hocam

  2. merhaba hocam yazınızı okudum bende bu dertten muzdaribim
    eger mümkünse kullandıgınız ürünü bende deneyebilirmiyim
    ürünün ismini mail adresime gönderirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler

4 geri izleme / bildirim

  1. En iyi saç çıkaran ilaç hangi teknolojik özelliklere sahiptir? – Dr. Korkmaz
  2. Metilasyon Tıbbı, Epigenetik Mekanizmalar ve Saç Dökülmesi – Dr. Korkmaz
  3. Saç Sağlığı, Yaşlanma, Genetik ve Epigenetik
  4. En İyi Saç Çıkaran İlaç Hangi Teknolojik Özelliklere Sahiptir? – Meloxcin

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*