Glikoz ya da Şeker Amansız Bir Düşman Mı? Glikozsuz Yaşanır Mı? Glikoz Düşmanlığı…

Bugün çarşıda gezerken meşhur bir tatlıcı dükkanının camına yapıştırılmış kocaman bir yazı takıldı gözüme: “Ürünlerimiz glikoz ve fruktoz içermez!”

Belli ki ürettikleri ürünlerin “doğal ya da sağlıklı” daha doğrusu iki özelliğe birden sahip olduğunu anlatmak istiyordu. Bu reklamdan etkilenmiş gibi içeriye girdim ve tatlılarında ne tür ürün kullandıklarını sordum… Adam bu sorudan gayet memnun bir vaziyette “pancar şekeri efendim” diye cevapladı.

Demek istiyordu ki, glikoz çok zararlı, fruktoz zaten bir zehir… Müşterilerine öyle değer veriyorlar ve öyle kaliteli malzemeler kullanıyorlar ki, içinde ne glikoz var ne fruktoz; pancar şekeri kullanıyorlar. Öyle ki “doğal olmayan şeker” anlamında kullandıkları şeker kamışı şekeri bile değildi kullandıkları…

Toplum üzerinde sözlerinin ağırlığı olan insanlar keskin laflar ettiklerinde halkın da böyle yapması gayet normal tabii. Hiçbir bilgiye sahip olmadan, sadece algıları yönetmek için vitrine kocaman yazılmış “Ürünlerimiz glikoz ve fruktoz içermez!” sözü ve soruma verilen “pancar şekeri” cevabı bakınız bizi ne hale düşürmüş oluyor. Dilerseniz önce benim sorumun cevabından başlayalım.

Kimyasal olarak ister şeker pancarından ister şeker kamışından elde edilmiş olsun, “toz şeker, beyaz şeker, çay şekeri” diye tabir edilen beyaz kristal tanecikler aynıdır. Kaynağından bağımsız olarak beyaz şeker “Sükroz” moleküllerinden oluşur. Bu nedenle birinin doğal olduğunu söyleyemeyeceğimiz gibi ötekinin doğal olmadığını da iddia edemeyiz. Eğer bitkiden çıkarılma, beyazlatılma, kurutma vb. gibi yöntemlerin doğallığından bahsediyorsak -ki bu imkansız- her şey “daha ucuza üretmeye” kurban gitmiştir. Yani bu yöntemler arasında da sonucu etkileyecek büyük farklılıklar yoktur.

Gelelim “Ürünlerimiz glikoz ve fruktoz içermez!” sözüne… Sükroz yani çay şekeri bir disakkarittir (iki şeker anlamında di-sakkarit/iki-şeker). Yani iki tane şeker molekülünün bir araya gelmesi ile oluşan bir yapıdır. Pekala nedir bu iki şeker molekülü? Sıkı durun ya da durmayın cevap değişmiyor: Bir tane glikoz bir tane de fruktoz!

Üretici tam da söylediğinin tersini yapıyor! Yani ürünlerini tatlandırmak için içermez dediği iki molekülü bolca kullanıyor; şeker pancarı cinsinden. Zaten başka türlü de yapma şansı yok!

Burada kast edilen fruktozdan zengin mısır şurubu ya da glikoz şurubu da olabilir. Yani üretici bunları kullanmadığını iddia ediyor olabilir. Bu sofistike bilgi dahi o vitrine asılan yazıyı masum gösteremez.

Hekimler ya da diğer yetkin kişiler neyi kötüleyeceklerine karar verirken toplumdaki yansımalarını çok iyi hesap etmelidir. Zira “Ne glikoz ne de fruktoz zehirdir. Onları zararlı ya da zehirli hale getiren tüketildikleri miktarlarıdır.”

Diyabet hastaları kanlarındaki çok şekerden (bahsi geçen şeker glikozdur) muzdariptirler. “Şekerim 500’e çıktı, 250’nin altına düşmüyor” gibi sözleri çevrenizde çok duyarsınız bu hastalardan. Ama “Geçen gün şekerim 20’ye inmiş evladım bir hoş oldum.” diyeni duymazsınız. Çünkü o kişi ölmüştür.

İnsan bedeni yüksek kan şekeri ile (hiperglisemi – diyabet) canlılığını devam ettirebilir ancak çok ciddi rahatsızlıklara maruz kalır (morbidite): Böbrek, göz, sinir hastalıkları gibi. Ama düşük kan şekeri ile yaşayamaz, düşük kan şekeri ölümcüldür (mortalite).

O yüzden kimsenin ne glikozu ne de fruktozu kötü olarak anlatmaması ve anlamaması gerekir. Kötü olan glikoz ve fruktoz değil, onları ne kadar tükettiğimizdir.

Son söz; ne yediğiniz değil ne kadar yediğiniz önemlidir.

Views All Time
Views All Time
246
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?