Kaş, Kaşın Yapısı, Özellikleri ve Fizyolojisi

Kaş ile ilgili Türkçe akademik bilgi edinmek oldukça zor. Zaten arama motorlarına “kaş” yazdığınızda kaş yerine kas ile ilgili bir ton şey çıkıyor karşınıza. O yüzden bu konuda bilgilendirici bir yazının bulunmasının yararlı olacağı düşüncesindeyim. Bu kadar girişin ardından başlayalım o zaman…

Kaşlar bilindiği gibi  gözlerin üzerinde, açıklığı aşağı bakan hilal görünümlü kıllardan oluşan bir yapıdır. Peki ne işe yarar bu kaşlar? Bilebildiğimiz kadarı ile gözleri korumak en önemli görevi. Her ne kadar gözlerin kendine özgü koruma mekanizmaları varsa da (göz yaşı, göz kapakları, koruma refleksleri gibi) narin bir organ olan gözler için bunlar yetersiz olabilmektedir. İşte tam da bu noktada kaş ve kirpikler giriyor devreye. Dışarıdan göze doğru gelen ter, toz ve diğer nesnelerin göze girmeden önce tutulması onların görevi. Bir nevi öncü koruma birliği anlayacağınız…

Kaş ve kirpiğin en önemli görevi elbette göz gibi son derece kıymetli bir organı korumak. Toz, ter ve her türlü yabancı madde için oldukça narin bir organımız olan gözü koruyan öncü birlikler. Ancak modern insan bunu unutmuş olmalı ki, estetik ve kozmetik fonksiyonları çok öne çıkmış durumda. Şunu da itiraf edelim, Tanrı bir kıl tanesine fonksiyon yüklerken onun güzelliğe olan katkısını da eksik etmemiş. 

Kaşların bir diğer diğer özelliği ise yüz ifadesi için hayati bir yapı olmasıdır. Şaşırdığınızı, kızdığınızı, üzüldüğünüzü belirtmek için en belirgin olarak kullanılan organdır kaşlar. Tabi ki tek başına oluşturmuyor bu ifadeleri, mimik kasları ile ortaklaşa hareketlerle oluşuyor bu ifadeler.

Kaşlar deri altındaki kaslarla birlikte mimiklerin en önemli aktörüdür. Çok küçük şekil değişiklikleri ile sayfalarca yazıyla anlatılamayacak duyguları insan yüzüne nakış gibi işler. 

Kaşın koruma ve yüz ifadesi oluşturması haricinde en önemli görevi insan simasına olan estetik katkılarıdır. Sırf bunun için uğraşan plastik cerrahlardan tutun kozmetik sektöründeki çalışmalara kadar pek çok insan bununla uğraşmakta. Sebebi ise  basit; insanların kaşlarını daha etkileyici ve güzel gösterebilmek. Alttaki resim belki de tüm bu dediklerimizden daha çok şey anlatacak size…

Kaşsız ve karizmasız… Kaşın, bu görece küçük ve kısa kılların insan simasına nasıl bir katkıda bulunduğunu hangi kelimelerle anlatmak olası, bilemiyorum…

Değinmemiz gereken üç özellik daha kaldı. Bunlardan ilk ikisi, kaşların sensör (yani duyu iletiminde) görevi alması, immünolojik, yani follikülün etrafında langerhans, mast hücreleri ve makrofajlardan oluşan immün bir kompleksin bulunmasıdır. Bir diğer özelliği ise feromon denen kişiye özel kokusu olan kimyasallar sentezleyip bunun yayılmasını sağlamaktır.

Peki gelelim biraz da kaşlarımızın yaşam döngüsüne. Daha önceki yazımızda bahsetmiştik ama yine belirtelim. Hatta bu sefer tablo yapalım ki aradaki farkı daha iyi görelim.

 

Kaşın saça göre anajen yani aktif büyüme fazının kısa olduğuna dikkat ediniz. Katajen fazlar arasında pek bir farklılık yok. Saçın tersine dinlenme dönemi oldukça uzun. Buradan şu varsayıma gidebiliriz; kaş tedaviye saçtan daha hızlı cevap veriyor. Saçta beklememiz gereken 3 aylık dönem kaşta neredeyse 1 aya iniyor. Ancak kaşın yeniden dökülmemesi için biraz daha özen gerekiyor. 

 

 Tabloya epeyce emek verdim, lütfen iyice inceleyiniz-:). Burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var ve ikisini de  renklendirdim ki gözünüzden kaçmasın. Saçın anajen fazına baktığımızda kaştan oldukça uzun, ama telojen faza baktığımızda ise durum tam tersi. Kaşın burada bariz bir üstünlüğü var. Yani kaşlar daha hızlı büyüme fazına girip dinlenme fazında daha uzun süre kalıyor.

Madarosis diye bir hastalık duydunuz mu bilmiyorum. Sosyal hayatta sıkça kullanılan “madara olmak” tabiri belki de buradan köken almıştır. Aslında çok da nadir olmayan bir rahatsızlık. Hastaların kaş ve kirpiklerinin olmaması ile seyreden bir hastalık madarosis.  Bir çalışmaya göre Amerika nüfusunun yaklaşık %3’ü bu rahatsızlıktan muzdarip. Diyebilirsiniz ki neden Amerika verilerini kullanıyorsun?  Bunun nedeni Türkiye’de pek çok hastalığın prevalansını ortaya koyan çalışmaların yetersiz olması, olanların da güvenilirlik sorununun olması. Tıpkı Türkler gibi…

 

Madarosis kaş ve kirpiklerin olmaması – dökülmesi ile karakterize bir hastalık. İmmunolojik hadiseler nedenler arasında birinci sırada… Şu minnacık kılların yüz ifadesine ne kadar büyük bir katkıda bulunduğunu görmemek mümkün mü?

 

AR-GE çalışmalarını tamamladığımız, sorunu kökünden çözen kaş ve kirpik sütlerimiz çok yakında hizmetinize sunulacaktır.

Gelişmeleri www.mercibella.com ve www.meloxcin.com sitelerinden takip edebilirsiniz.

Bilimin ışığında kişiye özel çözümler…

Esenlikle kalın.

Views All Time
Views All Time
187
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*