Erkek Tipi Kellik Tedavisi; Androgenetik Saç Dökülmesi ya da Androgenetik Alopesi… Kellik Tedavisinde Yenilikler var mı?

Ülkemizin en iyi plastik cerrahlarından bir tanesi ile konuşma fırsatım oldu. Ektiği saçın sayısını hatırlamıyor, sonuçları gayet başarılı. Bununla birlikte tam bir mesleki tatmin elde edemediğini, cerrahiden, saç ekiminden başka bazı yöntemlerle tatmin edici düzeyde yeni saç çıkarmanın/dökülmeyi önlemenin bir yolunun bulunması gerektiğini söylüyor…

Ancak bu iş hiç de öyle kolay gibi durmuyor.

Niçin erkek tipi kellik diyoruz? Çünkü genellikle yaşla birlikte ortaya çıkıyor ve erkeklik hormonu “testosteron” ile yakından ilişkisi var. Kadınlarda da görülüyor saç dökülmesi… Kadınlardaki saç dökülmesinin pek çok nedeni (demir, bakır eksikliği, vitamin yetersizlikleri, hormonal düzensizlikler vs.) olabileceği gibi “testosteron” (ki kadınlarda da çok az miktarda üretilir) ile ilişkili dökülme de görülebilir.

Yine de kabul edilmelidir ki, saç dökülmesi esas olarak erkeklerin sorunudur. Kadınlar son on yıl içerisinde kozmetiğe parayı boca ederken, erkekler de boş durmadılar elbette. Bugün özellikle erkek saç pazarı almış başını gitmiş durumda.

Şimdilik en iyi çözümlerden bir tanesi saç ekimi gibi duruyor. Henüz böyle bir estetik uygulamaya gereksinimi ortadan kaldıracak topikal (deri üstüne sürülen) veya oral (ağız) yoldan alınan ve arzu edilen yerde saç (kıl) çıkartan bir ürün piyasada yok.

Yıllardır kullanılan ve etkileri az çok ortaya konmuş birkaç ürün yok değil; bunlardan bir tanesi minoxidil. Halen en yaygın kullanılan saç ürünü. Ülkemizde ve Avrupa mevzuatında kozmetik ürünlerde kullanılamıyor, ilaç statüsünde. Oysa ABD’de rahatlıkla kullanılıyor ve OTC (over the counter/reçetesiz satılan, doktor onayı gerektirmeyen) saç ürünlerinin başında geliyor. Etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış ve dünyaca saygın FDA (Amerikan İlaç Derneği) tarafından onaylanmış durumda.

Bundan başka iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan finasteride isimli etken madde de saç çıkarma konusunda fena değil. Bu madde son zamanlarda ABD’nin çiçeği burnunda başı belada başkanı Trump ile yine meşhur oldu. Başkan Trump’ın saçlarının orijinal olmadığı (peruk vs. olabileceği) iddia edilmişti. Önce kendisi televizyonda saçlarını sunucuya bir güzel çektirdi. Kendi saçı olduğunu ispat etmeye çalıştı. Sonra doktoru çıktı başkanın yıllardır Proscar (finasteride) isimli bir ilacı kullandığını ve saçlarının mevcut halini bu ilaca borçlu olduğunu söyledi ya da ağzından kaçırdı.

Finasteride etken maddesi testosteronu asıl saçı döken dihidrotestosterona çeviren enzimin inhibitörü yani bloklayıcısı (bu enzim 5 alfa redüktaz). Bu sayede prostatı büyüten ancak saçı özellikle ön (frontal) ve tepe (vertex) bölgesinden döken dihidrotestosteron miktarı kanda azalıyor. İlacın en önemli yan etkisi libido ve cinsel fonksiyonları etkilemesi. Her ne kadar bu etkilenme oranı resmi verilerde her yüz erkekten üç-beşinde olarak ifade edilse de gerçekte ancak bu kadar erkek etkilenmiyor; yani oran neredeyse tam tersi. Böyle bir ilacı da sanırım Trump gibi zaten ununu elemiş eleğini asmışlar kullanmayı kabul ederler.

Bu iki ürün de ilaç kategorisinde olduğu için henüz topikal olarak kullanılabilecek ve sonuçları yüz güldürücü bir ürün piyasada gözükmüyor. Piyasadaki pek çok bitkisel kaynaklı ürün kullanıcılarını hayal kırıklığının ötesine geçiremiyor. Bunun önemli bir sebebi ürünlerin etkisiz/yetersiz olması olsa da asıl nedenlerinden bir tanesi insanların saç çıkaran bir üründen beklentileri; tüketici istiyor ki bir süreyim sırma saçlı olayım. Ancak bu mümkün değil.

Bir kere saç kökü aktiflense bile ilk bir aylık faaliyet derinin üzerine yansımıyor. Yani derinin altında oluyor. Sonra saç derinin üzerinde beliriyor ancak bir örtü oluşturmuyor. En iyi saç ürününde bile ilk sonuçlar ancak en az üç ay düzenli kullanımla göze geliyor. Bu göze gelen miktar da sırma saçlı görünmeye çoğunlukla yetmiyor.

Bu kadar büyük bir pazarda halen can alıcı bir ürünün geliştirilememiş olmasının öne çıkan birkaç tarafı var. Birincisi saç kökü diğer yapılara benzemiyor. Öyle benzemiyor ki testosteron ve özellikle dihidrotestosteron erkekte pek çok bölgede ciddi kıllanma yaparken saçta tam tersi bir manzara ile karşılaşıyoruz.

İkincisi saç çıkarmaya veya saçın dökülmesini önlemeye yönelik ürünler daha çok destek tedavilerine yoğunlaşmış durumda. Yani saç kökünün kan dolaşımının artırılması (olasılıkla minoxidil bunu yapıyor), saça bazı amino asitlerin ve vitaminlerin ulaştırılması vs. gibi.

Ancak sağlıklı bir insanda saç kökünün az kanlandığı ya da iyi beslenemediğine dair bir kanıt yok elimizde. Sadece sigara içen erkeklerde bu iki sorun biraz problemi büyütüyor olabilir. Ancak her sigara içenin saçı dökülmediği gibi, içmeyenler de dökülmeyi engelleyemiyorlar.

Konu hakkındaki en iyi makalelerden biri (http://onlinelibrary.wiley.com) de problemin henüz çözülemediğini ortaya koyuyor.

Saç ekiminde teknik ve teknoloji her geçen gün gelişirken (eski yöntemler yerine FUE/ follicular unit extraction yöntemi ayrıca organik saç ekimi, kök hücre transferi, gübreleme vs.) topikal ürünlerde bir durgunluk söz konusu.

Piyasada saman alevi tarzı yanıp sönen ve umut tacirliği yapan pek çok ürün var; bu sadece bizim ülkemizde değil, yurt dışında da böyle. Ancak henüz parlamış bir yıldız yok görünürde.

Anlaşılan o ki, saçın kökündeki kök hücreleri indüklemeden (uyarmadan) ve/veya o hücrelerin maruz kaldığı stresli ortamı iyileştirip onların enerji düzeylerini (motivasyon da diyebilirsiniz) yükseltmeden sadece minoxidil ve finasteride ile müşteri memnuniyetini üst düzeye çıkarmak pek mümkün gözükmüyor. Görelim bakalım yakın zamanda bir değişiklik olacak mı?

Buyurunuz… 

Views All Time
Views All Time
902
Views Today
Views Today
1
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

2 yorum

    • Sayın Eryiğit,
      Yaşınız kaç bilmiyorum. Ancak mail adresinizden 1993 doğumlu olduğunuz öngörüsü ile “sadece akşamları kullanmanız yeterli” diyebilirim. Ancak yine de evde olduğunuz zamanlar, hafta sonları, tatillerde vs. sabah akşam kullanmaya gayret ediniz. Saç dökülmeniz bir süre sonra yeniden başlayabilir; sakin olunuz. Bunun nedeni uyarılmış dermal papillanın üstteki eski saçı itmesi ve yeni saç teli üretmesidir.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*