Likopen; Meyve ve Sebzelerin Kırmızı Güzeli

Bitkilerde bulunan ve insan sağlığına yararlı olan moleküllere fitokimyasallar diyoruz. Bunların sayısız denebilecek kadar grubu var. Çoğu fitokimyasal aynı zamanda içinde olduğu sebze veya meyveye rengini de veriyor. İşte bunlardan bir tanesi likopen; kırmızı pigment…

Doğal olarak domates, karpuz, kiraz, kızılcık, papaya, kırmızı biber likopenden oldukça zengin yiyecekler.

1997 yılında işi gücü olmayan İsveçli bilim insanları, can sıkıntısından olsa gerek (!) şöyle bir ilginçlik fark ediyorlar. Aynı coğrafyanın insanları (İsveç ve Litvanya) koroner kalp hastalıkların ölüm oranlarında birbirlerinden ciddi şekilde ayrışıyorlar. Klasik risk faktörleri olan yüksek tansiyon, sigara ve kan yağları yüksekliği gibi parametrelerde bir farklılık bulamıyorlar. Yine de Litvanyalılar İsveçlilerden dört kat daha fazla ölüyorlar kalp hastalıklarından.

Baktılar iş güç yok, para da çok araştırmaya koyulurlar. Biri İsveç’den (Linköping) diğere Litvanya’dan (Vilnius) iki şehir seçerler ve birbirine benzer çalışma grupları oluştururlar. Grupların yüksek tansiyon, sigara ve kan yağları yüksekliği parametrelerinde kayda değer bir farklılık yoktur. Yani gruplar homojen seçilir.

Bitkilerin içindeki garip kimyasal maddelere fitokimyasallar diyoruz. Çoğu aynı zamanda meyve ve sebzeye rengini de veriyor. Çayın içinde kateşinler, hint safranının içinde curcumin, üzüm ürünlerinin içinde resveratrol, kırmızı acı biberde capsaicin ve domatesin içindeki likopen en meşhurlarından… Ama liste bunlarla sınırlı değil. Hepsi insan sağlığına katkıda bulunuyor. 

Ayrıca aynı miktarda kalori alıyorlar ve alkol tüketimleri de tamamen benzerdir. Dahası İsveçlilerin yani kalp damar hastalıklarından daha az ölenlerin kan yağları Litvanyalılara göre biraz daha yüksektir. Bu kadar benzerliği bazen bir ülkenin içinde bile yakalamak zordur.

Araştırmacılar arayıp tarayıp bir-iki fark bulurlar; bu farklar beta-karoten ile bir tokoferol grubuyla en dikkat çekici şekilde kan likopen düzeylerindedir (1). Bu çalışmadan sonra likopenin kalp damar hastalıklarından koruyuculuğu üzerine onlarca çalışma yapılmıştır. Çoğunda domates ürünleri ve likopenin kalp damar hastalıklarına karşı koruyuculuğu açıkça ortaya konmuştur (2,3).

Yıllar boyu yapılan çalışmalar kırmızı pigmentin (likopen) çok iyi bir antioksidan olduğunu ve onlarca mekanizma ile prostat kanserinden erkekleri koruduğunu ortaya koymuştur. 

Daha sonraları likopen ile kanser ilişkisine yoğunlaşılmıştır. Başta prostat kanseri (4) olmak üzere, likopenin akciğer, meme ve cilt kanserlerine karşı koruyuculuğu da ortaya konmuştur (5,6). İşin güzel tarafı şu; domates her ne kadar çok iyi bir likopen kaynağı olsa da işlenmiş domates ürünlerinde likopenin etkinliği artıyor. Yani sağlıklı olmak kaydı ile domates sosu, ketçap ve en önemlisi de salça çok ama çok iyi birer likopen kaynağı (7). O nedenle kışın göbeğinde çocuklarınıza organik domates yedirmeye çalışmak yerine, vaktinde üretilmiş ve güneş ışığında olgunlaşmış domateslerden ve kırmızı biberden üretilmiş salça yedirmeye bakınız efendim.

Bazı meyve ve sebzelerin içindeki likopen miktarları; domates ve karpuz (watermelon) öne çıkıyor. Papaya ve guava yemek şart değil… 

Kış mevsiminde illa domates yiyelim diye tutturmanın pek manası yok; en iyi likopen kaynağı domates ve kırmızı biber salçası (tomato paste)… 

Afiyet olsun. Sahi bizim memleketimiz şimdi konumuz domates olduğu için onu başa yazıyorum, meyve ve sebzenin cenneti, eh Sağlık Bakanlığı da en büyük kanser sebebi olan sigarayı acayip şekilde yasaklamış durumda, neden bu kadar çok kanser vakasıyla karşılaşıyoruz peki? Devletimiz gümrük kapılarında sımsıkı bir GDO politikası da uyguluyor? Neden acaba?

 

Bu şekil de biraz kimya, biraz fizik biraz da magazin olsun. Hiç domatesin nasıl kızardığını düşündünüz mü? Tanrı içine öyle bir sensör koymuş ki, ne hassas bir üretim bandından geçiyor domates. Önce büyümek için klorofilleri sayesinde meyvesini büyütüyor; bu sırada genetik materyalindeki (DNA) bir sensör olgunlaşma sürecini takip ediyor. Meyve büyüdükçe klorofil miktarı azalıyor ve likopene dönüşmeye başlıyor. Süreç tam bir kalite kontrol süreci… Sonra domates etilen gazı salgılamaya başlıyor. Evet etilen… Renksiz kokusuz bir hidrokarbon gaz… Bu gaz meyveyi olgunlaştırıyor, yumuşatıyor ve likopen üretimini hızlandırıyor. Size de yemek düşüyor.

Şimdi tarladan domates yeşil toplanıyor çünkü eğer kırmızı toplanırsa pazara ulaşıncaya kadar nefaseti kayboluyor ve iyice yumuşuyor. Alıyoruz yeşil domatesi basıyoruz etilen gazını ohhh, kıpkırmızı domatesler vitrinlerde… Afiyet olsun efendim. 

 

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. http://www.mdpi.com
  5. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  6. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  7. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
Views All Time
Views All Time
293
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*