Plasebo Etkisi

Tıbbi tedavilerin hepsinin tam anlamıyla etkin olmadığı bir gerçek. Çoğu tedavi hekimliğin temel prensiplerinden olan “hastalık yoktur, hasta vardır” kuralına uymuyor. Hastalar enva-i çeşit, ilaçlar standart. Biz hepimiz farklıyız. Bu nedenle ilaçla tedavide her hastadan aynı sonuç alınamıyor.

Bu gerçeğin yanında bir şey daha var; insan biyopsikososyal bir canlı… Yani sadece bedenimiz yok, bazıları inkâr etse de bir ruhumuz var, vicdanımız (ruhun değil ama vicdanın bazılarında olmadığına ben de inanıyorum), sosyal yönümüz vs. Çevreden çok etkileniyoruz, fark etsek de etmesek de… Çevreden kastım hem fiziksel çevre hem de ruhsal. Yani “bir insana kırk kere deli derseniz, deli olur” sözü de bu çevreye dahil.

Çevre ile genlerimiz arasındaki köprüyü epigenetik mekanizmalar oluşturuyor. İnsan yaşadığı çevreye adapte oluyor ve biz buna biyopsikososyal adaptasyon diyoruz. Örneğin sıcak iklimlerde yaşarsak cildimiz esmerleşiyor; bu biyolojik adaptasyon. Eğer sıcak iklimlerde 25 nesil yaşarsak, artık değişim genlerimize işleniyor ve biz zenci oluyoruz. Hepimiz Nuh Peygamberin çocukları değil miyiz? Ama çevre insanoğlunu şekillendirmiş.

Psikolojik adaptasyon da var; insan hırlı iken hırsızların arasına düşerse, hırsız olmayı içselleştiriyor. Artık evrensel ahlaki değerler ona etki etmiyor; bakınız toplum. Sosyal adaptasyona da onlarca örnek verebilirsiniz. Ben bir tane adapte olamama örneği vereyim, siz tersini düşünün… Adam senelerce Almanya’da yaşamış, sosyal hayata mecburen uyum sağlamış. Kurallara uyuyor, düzene karşı çıkmıyor vs. Yaz olunca biniyor afili otomobiline, Kapıkule’den memlekete giriyor. Bir anda trafik canavarına dönüşüyor ne hız limiti ne kırmızı ışık sallıyor… Bunun tersi de sosyal adaptasyon oluyor işte…

İlaçlarla insan bedeni arasında da böyle adaptif bir ilişki var; bazen çok etkili bir ilacın yapamadığını plasebo bir ürün yapabiliyor. Plasebo kelimesi “to please” yani hoşuna gitmek/hoşnut etmek ifadesinden türemiştir. Plasebo etkisi ise şöyle tanımlanabilir; farmakolojik olarak etkisiz bir maddenin (nişasta, katkı maddesi, hatta su gibi) telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma hali… Dolayısıyla plaseboya Türkçe “boş ilaç”
diyebiliriz.

Araştırmalar plasebo etkisinin altında yatan mekanizmanın beden-zihin (ruh) ilişkisine dayandığını göstermiştir. İlacın etkisini belirleyen en önemli unsur kişinin ilaçtan beklentisidir. Bir kişi gerek kendisine öneride bulunan hekime olan güveni, gerek daha önce denediği ilaçlardan fayda görmemiş olması ya da çevresindekilerin telkini ile “beklentisini şekillendirir”. Bu sayede vücudun kendi kimyası o etkiyi taklit edecek mekanizmaları çalıştırır. Kişi ne kadar ikna olur ve beklentisini kuvvetlendirirse plasebonun etkisi o denli yüksek olur.

Plasebo etki hastanın “gerçek ilaç” zannıyla aldığı bir “boş ilacın” olumlu ve tedavi edici etkilerinin vücutta ortaya çıkmasıdır. Tek başına bu gerçek insanın sadece bedenden ibaret bir canlı olmadığını ispat etmeye yeterlidir. 

Plasebo etkisi newscientist.com isimli popüler sitede yer alan “13 things that do not make sense” yani “akla yatkın (mantıklı) gelmeyen 13 şey” listesinde birinci sıradadır (1). Plasebo etkisinden çıkarılabilecek en keskin sonuç, zihnin (ruhun) vücut biyokimyası üzerinde net etkisinin olduğudur. Bu da tedavi edici hekimlik açısından -iyi kullanıldığı takdirde, oldukça güçlü bir argümandır.

Konu hakkında yapılan hem bilimsel hem de etkileyici çalışmalardan bir tanesi Parkinson hastaları üzerinde araştırılmış. Çalışma çift kör olarak tasarlanmış; yani ne hekim hangi hastaya hangi ilacı verdiğini biliyor ne de hasta hangi ilacı kullandığını.

Plasebo etkisi en güçlü psikososyal belirleyicilerden biri seçilmiş; telkin yok, ikna yok. Para, evet para, pahalı tedavi ve ucuz tedavi. Yaşları 60’ın üzerinde 12 hastalık bu çalışmada kişilere yeni iki ilaç önerilmiş; ciltaltına uygulanan bu ilaçlardan bir tanesi pahalı bir tanesi ucuz. Aslında ikisi de serum fizyolojik yani tuzlu su… Her iki plasebonun etkinliği de Parkinson’un asli ilacı olan Levodopa ile kıyaslanmış. Sonuç tabii ki beklendiği gibi… Yani pahalı ilaç (tuzlu su!) diğerine göre çok daha etkin sonuçlar vermiş (2).

Plasebo veya nocebo tanımlamasına uymayan ancak hepimizin sıklıkla karşılaştığı bir durum var; ilaçların prospektüsündeki yan etkileri (side effects) okuyunca, o etkiler bizde çıkmayacak olsa bile okuyup farkındalığımızı artırınca ne yazık ki bir kısmı görülmektedir. Hatta bazı hastalar sırf bu nedenle ilacı kullanmama eğilimine girerler.

Plasebo etkisinin nöropsikiyatrik hastalıklarda oldukça başarılı sonuçlar verdiği bir gerçek. Öyle ki, ağrı ve depresyon gibi plasebo etkisinin öne çıkabileceği kolayca tahmin edilebilecek hastalıkların yanında, epilepsi, irritable barsak sendromu ve hatta şizofreni, multiple skleroz, Alzheimer gibi karmaşık, nöropsikoimmunobiyolojik (çok karmaşık) hastalıklarda dahi plasebo etkisi gösterilmiştir (3). Bundan dolayı da klinik pratikte yaygınlığı her geçen gün artmaktadır (4).

Bir plasebo ilacın etkinliği öğrenme ve beklenti ile şekillendirildiğinde ortaya plasebo veya nocebo etki çıkabilir. Bir plasebo ilaç irritable barsak sendromunda olumlama ile şikayetlerin azalmasına neden olurken, aynı plasebo olumsuzlama ile nocebo etki (mide-barsak şikayetleri, karın ağrısı, ishal, aşırı gaz vb.) ortaya çıkarabilir. 

Plasebo kelimesine benzer bir ifade daha var; nocebo… Nocebo etkisi kabaca plasebonun tersi. Yani bir plasebo kaynaklı yan etki ve istenmeyen etkilerin görülmesi anlamına geliyor ve bu da nöropsikiyatrik hastalıklarda oldukça karşılaşılan bir durum (5).

Bir üstteki şeklin alt yazısında ifade ettiğimiz gibi pozitif inanç plasebo etkiyi, negatif inanç ise nocebo etkiyi doğurur. 

Plasebo ve nocebo etkilerin altında yatan bir sürü mekanizma olmakla birlikte en önemlisi beynimizde bulunan ödül sistemi üzerinden çalışanı… Böylece beynimizde bir ödül sistemi daha doğrusu ödül ve ceza sistemi olduğunu öğrenmiş olduk. Alın size bir konu daha…

Ödül Sistemi, insan beyninde organize olmuş karmaşık bir sistemdir. Yemek içmek gibi temel ihtiyaçların karşılanmasından tutun, sosyal ödüller, cinsellik ve ne yazık ki bağımlılık yapan uyuşturucu, sigara ve alkol gibi maddeler de bu sisteme etki etmektedirler. Tüm sistemin en önemli kimyasal habercisi dopamindir…

 

 

  1. https://www.newscientist.com
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. http://www.homeovet.cl
  5. http://www.scielo.br

 

Views All Time
Views All Time
294
Views Today
Views Today
1
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

1 geri izleme / bildirim

  1. Fitokimyasallar, Sağlık Etkileri ve Zayıflama

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*