Provitamin B5 (Pantotenik Asit) Saçlara Yararlı mıdır? Faydaları Nelerdir?

Pantotenik asit bir zamanlar Provitamin B5 olarak ünlenmiş ve hemen tüm şampuan reklamlarında boy göstermişti. Daha sonraları tüm saç ve bakım ürünlerinin içerisinde yer alan vitaminlerden bir tanesi olmuştur.

Birden fazla isimle anılır; pantotenik asit, vitamin B5, pantotenat, pantenol (vitaminin alkol analoğudur ve bu nedenle asıl provitamin B5 budur). Ayrıca d-pantenol, dexpanthenol gibi isimlerle de bilinir. En önemli özelliği iyi bir humectant (nem çekici) olmasıdır.  Ayrıca yumuşatıcı ve nemlendiricidir. Bu nedenlerle kozmetiğin vazgeçemediği kimyasallardan bir tanesidir (1).

 

Pantotenik asit (kozmetik bilinirliği ile provitamin B5) pek çok saç ürününde bulunur. Saçların daha dolgun ve parlak görünmesine yardımcı olur. 

 

Pantotenik asit, hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden dolayı yunanca “her yer” anlamına gelen “pantos” sözcüğünden kökenini almıştır.

Diğer B vitaminlerinde de olduğu gibi vücutta depolanmaz ve suda erir (diğer B grubu vitaminler; thiamine (B1), riboflavin (B2), niacin (B3), pantothenic acid (B5), vitamin B6, biotin (B7), folate (B9) ve vitamin B12). Bu nedenlerle fazlası idrar yoluyla atılır. Pantotenik asit bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar tarafından (mikrobiyota) sentezlendiği için eksikliğine nadir olarak rastlanır. Mikrobiyotanın bizim için neler yaptığını görüyorsunuz.

Bozulmuş bağırsak florası, çok sık antibiyotik kullanma, prebiyotik ve probiyotiklerden fakir beslenme gibi durumlarda eksikliği görülebilir. Bu durumlarda deride yaralar, saç dökülmesi, sinirlerin işleyişine ait bazı bozukluklar ortaya çıkabilir.

Savaş esirlerinde gözlenen Burning Foot Sendromu’nun pantotenik asit eksikliğinden kaynaklandığı kabul edilir.

 

Burning Foot (yanan ayak) savaş esirlerinde sık görülse de, tarlada çalışanlarda, çıplak ayakla koşan atletlerde de görülebilir. Her zaman B5 vitamini eksikliğinde olmaz, ancak bu vitamin eksik ise oluşumu çok kolaylaşır. 

 

İnsan vücut hücrelerinde koenzim A’nın yapısına katılır ve görevlerini yerine getirir. Pantotenik asit yağ, protein ve karbonhidratların metabolizmasında (yapımı, yıkımı, kullanılması) ayrıca sinir sisteminde çok önemli görevler gören asetil kolinin üretiminde rol oynar. Bunun yanında kortizol üretiminde de rolü olmasından dolayı bazen “antistres” vitamini ismiyle de anılır.

B vitaminlerinin hemen tamamı vücudun enerji üretimindeki ana kavşaklarından biri olan Krebs döngüsünde görev alırlar. Saçın kökündeki hücreler çok aktiftir ve her zaman yüksek enerjiye ihtiyaçları vardır. Ayrıca hızlı bölünürler (Bu nedenle kanser tedavisinde hızla dökülürler.). Her ne kadar eksikliği nadir görülse de özellikle niacin (B3) ve pantotenik asit (B5) vitaminlerinin eksikliğinde saç kök hücreleri etkilenir.

Pantotenik asit saç teline kolayca ve sıkıca tutunur. Bu sayede kuru saçlara nem çeker, bu nem pantotenik asit ile birlikte saçın yüzeyinde ve üst tabakanın aralarında kaldığı için saçlar yumuşar, dolgun görünür ve parlaklığı artar. Bu özellikleri saç ve cilt ürünlerinde sıklıkla kullanılmasını açıklar (2). Gliserol, üre ve transcutol gibi maddeler de aynı özelliklerinden dolayı nemlendiricilerde ve saç ürünlerinde tercih edilir.

 

Kuru saç bazı insanlar için önemli bir problemdir. Cılız ve solgun gözükür. Yanda bir saç teli görülmektedir. Bu saç telinin en üst tabakasının aralarına su tutan bir molekül girerse (örneğin vitamin B5, üre, gliserol) saçlar dolgunlaşır ve yumuşar. 

Pantotenik asid bileşik şekilde bütün canlı hayvanların dokularında bulunur. Mayalarda, karaciğerde, böbreklerde, yumurtada, beyinde, etlerde, sütte, bazı balıklarda bulunur.
Meyvelerde pantotenik asit oldukça azdır. Dana eti, karaciğer, balık, tavuk, yumurta, peynir, fasulye, tüm tahıllar, hububatlar, karnabahar, bezelye, avakado, patates, mısır, kuru yemişlerde de bolca bulunur.

B5 vitamininden zengin yiyecekler. Görüldüğü gibi başköşede yine bir zamanların yasaklı gıdası yumurta var. Kuruyemişlerin de ne kadar sağlıklı ve besleyici olduğu burada da karşımıza çıkıyor. 

Şekilde sadece kırmızı et görülüyor ama sakatatlar (karaciğer, böbrek) pantotenik asitten oldukça zengindir. 

 

Şiddetli yetmezlik hallerinde özellikle ayaklarda, gözde, kulakta ve ağız kenarlarında yağlı döküntülü deri ile karakterize dermatitis tablosu ortaya çıkar. Saç ve tüy dökülmeleri ile depigmentasyon (renk kaybı) da gözlenir.

Saçınızı içinde pantotenik asit ya da üre gibi su tutucuların olduğu bir şampuanla yıkar ya da conditionerle durularsanız, su sadece saçın en üst tabakasında kalmaz ve içine doğru da girer. Böylece saçınız hacimlenir ve parlaklık kazanır. Görüldüğü gibi pantotenik asit saç çıkarıcı ya da dökülmeyi önleyici bir özelliğe sahip değildir. Saçın kendisinin kozmetik görünümüne katkıda bulunur. 

 

 

Sonuç olarak pantotenik asitin saç köküne ve kök hücrelere çok büyük yararı olmasa da gerek sadece kendisi gerekse başka maddelerle birlikte saçın görünümünü ve yumuşaklığını etkileyebilir (3).

 

Bilimin ışığında kişiye özel çözümler…

  1. https://pubchem.ncbi.nlm.nih.gov
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. http://onlinelibrary.wiley.com

 

Views All Time
Views All Time
454
Views Today
Views Today
6
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

1 geri izleme / bildirim

  1. Saç Hakkında Sıkça Sorulan Sorular…

Yorumlar kapatıldı.