Saç Sağlığı, Sağlıklı Saç: Saçın Yapısı Nasıldır, Saç Niçin Dökülür ve Dökülmesi Nasıl Önlenir?

İnsan saçı dinamik, yaşam döngüsü olan ve pek çok faktörden etkilenen, yani yaşayan bir organdır. İnsanın biyolojik fonksiyonlarına büyük bir katkısı olmasa da, biyopsikososyal bir canlı olmamız nedeni ile diğer iki yönümüze (psikososyal) yadsınamaz artıları vardır. Modern zamanlarda saçın insan yaşam kalitesine dahli tahminlerin çok ötesine geçmiş ve major (temel) bir unsur olmuştur. Bu nedenle saç organını iyi tanımak ve onun isteklerini yerine getirerek, saçın da bizim psikososyal yönlerimize daha çok katkı yapmasına sağlayabiliriz.

Saç organı; saç kökü ve saç gövdesi (teli) olmak üzere iki kısımdan oluşur.

İnsan saçı, saç kökü ve gövdesinden oluşur. Saç folikülüne bağlı bir yağ bezi saçı yağlar ve yumuşak görünümüne katkıda bulunur. 

 

İnsan saç teli protein, su, yağ, renk verici maddeler (pigment) ve bazı minerallerden oluşan bir yapıdır. Her bir saç telimizin; % 80 ‘i saç proteinleri, % 10’u su, % 6’sı yağlar, % 3’ü pigmentler ve % 1’i minerallerden oluşmaktadır. Su saçın elastikiyetini sağlarken, yağ saçın nem bariyerini oluşturur, pigmentler saçın doğal rengini verirler, proteinler ise saçı besleyerek sağlıklı uzamayı destekler.

 

Saç kılı göründüğünden daha karmaşık bir yapıdır. Temel olarak üç katmandan oluşur; en içte medulla, onun üzerinde kortex (kabuk) ve en dışında ölü hücrelerin oluşturduğu cuticle tabakası. Saçın derinliklerine baktığımızda binlerce fibril (iplikçik. lifçik) ile karşılaşırız. Bunlar keratin ve keratinle ilişkili protein iplikleridir. Demetler halinde bir araya gelerek saçın temel iskeletini oluşturur. 

Saç gövdesi keratin proteini ve keratinle ilişkili proteinlerden oluşan kısımdır. Keratin proteini derinin üst tabakasında yaşayan hücrelerin %30’unu, saçlı derinin en üst kısmı olan ve ölü hücrelerden oluşan stratum corneumdaki hücrelerin ise %85’ini oluşturur. Saç telinin ağırlığının %60-90’ının ağırlığı keratin tarafından oluşturulur. Keratin proteini çok incedir ve yarıçapı yaklaşık 5 nanometredir. Bu küçüklüğü algılayabilmek için yaklaşık 10.000 keratin proteinin yanyana geldiğinde ancak bir saç telini oluşturabileceğini ifade edelim.

Saç kökü kafa derisinde saç telinin çıktığı ve aynı zamanda saçları kayganlaştıran ‘sebum’un salgılandığı salgı bezlerini de bulunduran kısımdır. Ayrıca saçın içinde büyüdüğü kozaya ‘folikül’ adı verilir.

Saç sağlığı için kullanılan kozmetik ürünler, maskeler ya da yapılan bakımlar saçın köküne değil yalnızca saç teline etki eder. Saçların ihtiyaç duyduğu besin ögeleri kan yoluyla saç kökünden saçlara ulaşır, saçların uzamasını ve sağlıklı görünmesini sağlar. Bu nedenle düzenli ve dengeli  bir beslenme programı ile saç için gerekli olan protein, vitamin ve mineraller alınmadığı sürece kozmetik ürünlerin kullanıcıyı tatmin edecek etkiler göstermesi beklenmemelidir.

Çok sık karşılaştığımız bu tür görüntülerin saçın sağlığı ile bir ilişkisi yoktur. Saç teli üzerinde etkili kozmetikler sorunu çözmez ancak üstünü örter. Kozmetiğin ömrü ne kadar ise o kadar etkilidir ve arkalarında ciddi bir “kimyasal yük” bırakır. O nedenle en iyi kozmetik en az zarar verendir desek yerinde olur. Sağlıklı saç gündelik tabir ile “tepeden tırnağa” yani kökten uca sağlıklı olan saçtır. 

Bir üstteki resimde görülen kadınların saçları bu skalanın sağına yakınken, yapılan uygulamalarla sola yaklaştırılır. Ancak saçın daha sağlıklı olmasını sağlamaz. 

Bununla birlikte iyi hazırlanmış bazı formüller saçlı derinin yüzeyine sürülen (topikal) ürünlerin içerisindeki aktif maddeleri saç şaftı (saç teli) boyunca köke taşıyabilir. Saçın dökülmesini önleyen ve/veya yeni saçların çıkmasını sağlayan ürünlerin bazıları böyledir. Bu konuya daha sonra döneceğiz.

Bu ürünlerin yanında iyi bir beslenme stratejisi ile saçın ve saç kökünün ihtiyaçları karşılanarak daha sağlıklı saçlara ulaşılabilir.

Saç neden Dökülür?

Vücudumuzun diğer tüm hücrelerinde de olduğu gibi saçlarımız da bir yaşam döngüsüne tabidir. Saçlar için yaşam döngüsü periyodu 4-6 yıldır. Ancak saç köklerininin farklı zamanlarda bu döngüye girmesi her gün saçlarımızın bir kısmının dökülmesine neden olur. Buna “fizyolojik saç dökülmesi” denir. Yaşam döngüsünden kaynaklanan bu yenilenme dahilinde günlük olarak 50-100 tel saç dökülmesi fizyolojik kabul edilmektedir.

Saçın fizyolojik yaşam döngüsü. 4-6 yıllık bu döngü bittiğinde, saç teli deriye eskisi kadar sağlam tutunamaz ve dökülür. Saç kökünde geriye kalan dermal papilla (deri tomuru, kabarcığı) saç oluşturmak için yeni bir döngüye girer. 

 

Bundan daha fazla sayıdaki dökülmenin nedenleri şu başlıklar altında toplanabilir;

  • Genetik
  • Endokrin (hormonlarla ilgili)
  • Çevresel (kozmetik ürünler, saça yapılan uygulamalar, bazı kimyasallara maruziyet vs)
  • Beslenme ile ilgili unsurlar
  • Yaşam tarzı (sigara içme, iş/aile stresi, uykusuzluk/sağlıksız uyku vs.)
  • Hastalıklar (cilt veya saçlı deri rahatsızlıkları)

 

Saç sağlıklı iken bu deri hastalığında (seboreik dermatit) kıl folikülünün ağzı kapanmış ve saç dökülmüştür. 

 

Cinsiyete göre temel farklılıklar

Erkeklerde kadınlara oranla daha çok görülen saç dökülmesi problemi genellikle erkek tipi saç dökülmesi denilen (androgenetik alopesi), saçların genelinde bir dökülmeden ziyade üst ve yan kısımlarda seyrekleşme şeklinde gerçekleşmektedir.  Kadınlarda ise endokrin ve yaşam tarzı değişiklikleri öne çıkmaktadır. Buna paralel olarak erkek tipi saç dökülmesi ile mücadele etmek (medikal, cerrahi) daha kolaydır. Kadınlara ait saç problemleri, tıpkı kadınların kendisi gibi karmaşık ve zor vakalardır:-).

Kadınlarda saç dökülme sorunları bazı dönemlerde ağırlık kazanır; regl dönemlerinden hemen önceki günler, menapoz dönemi, hamilelik ve hamileliği takip eden dönem, mevsim değişimleri bunlara örnektir. Bunun yanında ateşli hastalıklar, endokrin sistem hastalıkları, psikolojik durum, bazı ilaçların kullanımı, vitamin, ko-enzim,ko-faktör, makro ve mikro element yetersizliği de kadınlarda daha önemli faktörler arasındadır. Unutmadan çoğu yanlış uygulanan zayıflama diyetlerine (ağır kalori kısıtlamaları) bağlı olarak da saç dökülmesi ortaya çıkabilir.

Konudan sapacağım ama antrparantez faydalı bir bilgiyi yazmak istiyorum. İnsan vücudunda “öncelik” prensibi vardır. Kanda şeker az ise beyine öncelik verilir, egzersiz yaparken kan sindirim sistemi ve böbreklerden çizgili kaslara yönlendirilir vs. Bir kadın hamile ise ve kötü besleniyorsa da fetusa verilir öncelik. Bazen anne yetersiz kalsiyum aldığında kemiklerindeki ve ileri vakalarda dişlerindeki kalsiyum çözülerek yavruya öncelik tanınır. İşte buna benzer şekilde ağır zayıflama diyetlerinde de saçlara ait bir fedakarlık ve yaşamsal organların öncelenmesi söz konusudur. Ayrıca bu zayıflama periyotları sırasındaki hormonal düzenlemeler saç sağlığına negatif olarak yansır. Parantezi kapatıyorum.

Sağlıklı Deri, Saç ve Beslenme

Saç ve saçlı derinin beslenme ile ilişkisi tahmin edilenden daha karmaşıktır. Bu amaca hizmet eden beslenme faktörlerini vitaminler, mineraller, protein (biyolojik değeri yüksek), yağlar ve yağ asitleri ile diğer unsurlar olarak özetleyerek ayrıntılara bir sonraki yazımıza bırakalım.

 

Views All Time
Views All Time
376
Views Today
Views Today
4
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?