Sanal Dünyada Bilim Fırtınası

İnternetin içeriği her geçen gün bilmem kaç terabyte artmaya devam ediyor. Gayet doğal bir süreç bu… Alışveriş internete kayıyor, sosyal medya ötekilerinden okuyucu, daha doğrusu bakıcı diyelim, çalmaya devam ediyor. İçerik kalitesi aynı hıza sahip mi bilemiyorum. Biliyorum aslında, internetteki bilgi kirliliği kanalizasyonu andırıyor.

Sadece dün akşam karşılaştığım bir hadiseyi yazmak istiyorum. Saçlarının beyazlığından şikâyet eden bir hasta internet sitelerinde bilgi ve çözüm ararken karşılaştığı bir ürünü soruyor bana… İsmini tam söyleyemediği için sitenin adresini rica ediyorum ve kendisine bilgi vereceğimi söylüyorum.

Sonra geri aramayı unutuyorum. Sitedeki bilgilerin seviyesinden büyüleniyorum (!). Ancak ilgili sayfayı sonuna kadar okuduğumda amacın aslında bir ürünün gizli reklamını yapmak olduğunu anlıyorum. Bana soruyu soran arkadaş sitenin masum yüzündeki bilgilerin yanlışlığı ya da doğruluğu ile ilgilenmiyor zaten. Onun için önemli olan ürünün işe yarayıp yaramadığı… O nedenle hemen hemen kimse sitede yazan bilgilerin doğruluğunu sorgulamıyor.

Ancak sitenin dizaynı tabii ki bir reklam sitesi gibi değil. Bilgi veren bir site, sağdan soldan kopyalanmış olsa gerek ki, bir yerdeki yanlış zincirleme devam etmiş. Öğrenciyken, sanırım mikrobiyoloji sınavıydı, arkadaşlar kopya çekiyorlar. Mikroorganizmaların ekilip üretildiği bir besiyerleri var, soru bununla ilgili. Çalışkan arkadaş sorunun cevabını yazıyor, E.Coli agar agar besi yerine ekilir. Kopya çeken, arkadaşın yanlış yazdığına hükmedip ya da kendi engin bilgilerini kullanarak cümleyi şöyle okuyor; E.Coli ağır ağır besi yerine ekilir. Çünkü hayatında hiç agar agar diye bir şey duymamış. Ancak kendisi de “ağır ağır” yazsa kopya belli olacak. O da şöyle yazıyor kağıda, E.Coli yavaş yavaş besi yerine ekilir. Ondan sonra kopya teşkilatı yıkılıyor; yavaş yavaş besi yeri, yavaşça besi yeri, acele etmeden besi yeri…. Herkes agar agar kelimesinde bir küçük değişiklik yaparak kopya olayını gizlemeye çalışıyor, sonuç rezalet.

Bu arkadaşımız da sanırım benzer bir hatanın kurbanı olmuş; birisi kopyalamış ve yanlış kopyalamış ve zincirleme internet kazası olmuş.

Arkadaş saç beyazlaması konusunu ele alıyor. Keratinden bahsediyor ve bir tesadüf olarak değerlendirdiği saç ve tırnağın benzer yapısından bahsediyor. Sonra disülfid bağlarından… Tırnağın sert olmasını sağlıyormuş…

Yazının ilk paragrafı; yazar saç beyazlamasının neden olduğunu anlatıyor. Ancak melanin, melamin ve melanositler birbirine karışıyor… 

Saçları tırnaklardan ayıran pigmente geliyor sıra… Pigmentin ismi MELAMİN… İnsan yanlış yazabilir, bunda bir sıkıntı yok. Hepimiz yapıyoruz bunu… Ancak yanlış yazmanın da bir adabı yok mu? Biraz laf kalabalığından sonra ip kopuyor; “Evet değerli arkadaşlar sorun melanositlerin salgılanmaması ile alakalıdır.” diye bilime bir nokta koyuyor.

Bu paragrafta yazar biotinden bahsediyor. Biotini bir vitamin ürünüymüş gibi anlatıyor ve içinde H ile B7 vitamini olduğuna değiniyor.

Bu bölümde beslenmenin önemine vurgu yapıyor; Saçların ihtiyacı olan H ve B7 vitamini yeterli olmadığınızda… Yazının tamamında belirgin bozuk Türkçe burada bir katliama neden oluyor…

Arkadaş biotin tavsiye ediyor çünkü diyor “Biotin saç ve tırnak sağlığı için H ve B7 vitamini içermektedir.”. Ben şunu anlıyorum, biotin içinde H ve B7 vitamini içeren ya bir vitamin takviyesi ya bir tropikal meyve ya da bir kompleks… Oysa vitamin H, biotinin diğer ismi; B7 de bir diğeri… Bu konuyu daha önce tartışmıştık…

Sonra öyle bir bilimsel ifade var ki, elim ayağıma dolaşıyor: “İnsan vücuda(u) biotin üretmekte fakat yeterli gelmemektedir” sanırım bir yerlerde D vitamini ile ilgili okuduğu ya da kopyaladığı bilgiyi buraya monte edivermiş.

Devam ediyor arkadaşımız, dananın kuyruğuna geliyoruz.

Yazıdaki yanlışları ya da doğruları değersizleştiren nokta burası; bir ürün reklamı var burada. Elbette ne reklam yasak, ne reklam yapmak ayıp… Gayet doğal ve ticari bir gerçek, bari bilgiler doğru olsa…

Yazının genel ifade tarzına uymayan bir bölüm burası; melanin kelimesi defalarca melamin diye yazılıyor. Benim aklıma eskiden annemin çok sevdiği sert plastik tabaklar geliyor. Onlara melamin tabak denirdi. Şimdilerde de var sanırım ama artık çoğunlukla zararlarından bahsediliyor. Nihayet bu bölümde bir ürünün reklamı yapılıyor. Amerika’dan ithal filan… Yukarıdaki bilgilerin okunup okunmaması hiç önemli değil yani… İnsanlar saç beyazlaması ile bir ürünü aynı yazı içinde görmenin mutluluğunu yaşıyorlar.

Saç boyalarına değinildikten sonra yazı şu muhteşem Türkçe ile bitiyor; “…saçlarınızın renk yapısını karşılayan melaminleri tekrardan aktif hale getirmelidir.”

Deveye demişler boynun eğri, demiş ki nerem doğru?

Allah hepimize selamet versin. Bu arada bana soru soran kişi cevap alamayınca bir kere daha aradı. Ben de dedim ki “sitenin bilimselliği karşısında nutkum tutuldu, kusura bakmayın.”

Başlıkta Abraham Lincoln var, ne diyor başkan? “Sırf bir resim ve yanında bir alıntı var diye internette okuduğunuz her şeye inanmayın”. Lincoln doğru insan, söz de doğru ama sonuç tam bir yalan… Başkan asırlar öncesinden bizi internet konusunda ikaz etme erdemine sahip idiyse o başka tabii…

Views All Time
Views All Time
525
Views Today
Views Today
19
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*