Siyah Çay ve Saç Dökülmesi

Bir önceki yazımızda yeşil çay ve siyah çay ilişkisini incelemiştik. Şimdi de siyah çayın içindeki maddelerle saç dökülmesinin önlenmesi arasında bir ilişki var mı ona bakalım… Zihinlerde yeşil çayın (başka zihinlerde beyaz çayın) siyah çaydan daha sağlıklı olduğu düşüncesinden dolayı bizim siyah çayımız hak ettiği değeri bulamıyor. Bildiğim kadarıyla yüzlerine, göz altı torbalarına maske yapan hanımefendiler de yeşil çayı tercih ediyorlar. Ben de şu bizim siyah çayla ne yapabiliriz diye bakındım etrafa.

Siyah çayın içindeki maddelerin ne kadar yararlı olduğuna daha önce kateşinler yazısında değinmiştik. Japonlar çok güzel bir çalışma yapmışlar ve siyah çayı saç dökülmesi ile ilişkilendirmişler hem de işin içine bir de kırmızı biberi katarak. Yani tam bir Anadolu harmanı olmuş.

Aslında ağız yolu ile alınan çay aktiflerinin (özellikle epigallocatechingallate, EGCG) saçı desteklediği ve yeni saç oluşumuna yardımcı olduğunu biliyoruz. Her ne kadar bu konudaki veriler tam güvenilir olmasa da en azından çayın saç sağlığına herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı kesin sayılır.

Bunun yanı sıra topikal uygulanan çay suyu – ekstresi ya da daha doğru ifadesi ile çay aktiflerinin saç ile ilişkisi konusunda yeterli bilgimiz yok. Dolayısıyla bize çoğu zaman yöneltilen sorulardan bir tanesi olan “Saçıma doğal ne sürsem?” cümlesinin cevaplarının arasına çay aktiflerini alıp almayacağımızı henüz bilmiyoruz. Sarımsağı, zeytinyağını, kabak çekirdeği yağını, biberiye vs. konusunda fena değiliz ancak çay?

Deney hayvanlarında tasarlanan bu çalışmada siyah çay ekstresi özel bir yöntemle hazırlanarak sıçanların sırtlarına sürülüyor, iki hafta boyunca günde bir defa… Yaklaşık %3.5 aktif madde içeren bu solüsyon iki hafta sonra önemli miktarda saç çıkmasına neden oluyor.

Her kültürün ayrı çayı var; beyaz, sarı, yeşil, kokulu çay, siyah çay ve bizim Seylan çayı diye bildiğimiz yaprakları daha bütün çay. Hepsi yararlı, fitokimyasalları vücutla dost, kanserden saç dökülmesine kadar yaygın sağlık etkileşimleri var…

Araştırmacılar çalışmalarında şöyle bir bilgi de paylaşıyorlar. Soya kaynaklı fitoöstrojenler saçı destekliyor. Bu desteği de kırmızı biberin etken maddesi olan “capsaicin” ciddi şekilde artırıyor. Buradan hareketle acaba diyorlar, çay ekstresi solüsyonunun etkinliğini de artırır mı?

Capsaicin acı biberin acısını veren molekül. Dilimizde almaçları (reseptör) var. Hem acı tadın algılanmasına hem de ısı artışına neden oluyor. Çok iyi bir ağrı kesici ve damar genişletici… İstifade etmek lazım. 

Nihayetinde Çin siyah çay solüsyonu ile kırmızı biber kaynaklı capsaicini aynı anda uyguluyorlar. Capsaicin, tıpkı soya kaynaklı östrojenlerin etkinliğini artırdığı gibi çay ekstresinin etkinliğini de artırıyor.

Böylece “Çin Siyah Çay Ekstresi”nin saç büyümesini desteklediğini, kırmızı biberin içindeki etken madde ve acı tattan sorumlu capsaicin kimyasalının bu etkiyi, yani çayın etkisini artırdığını Japon bilim insanları gösteriyor ve yayımlıyorlar.

Samandağı biberi bir zamanlar müthiş bir zayıflama ilacı olarak sunulmuştu piyasaya. Şimdi o kadar popüler değil sanırım. Hatta medyatik bir adam çıkmış “ben 40 kilo zayıfladım” demişti. Samandağı biberi ile mi zayıfladı yoksa aldığı reklam parasının ateşiyle mi anlaşılamadı…

Çayın en hasına (Rize), biberin en acısına (Samandağı/Hatay) sahip Türkiye’nin bilim insanları da, her zaman çatur çutur yedikleri çalışkan insanların üzerine, henüz mideye indirdikleri 1.5 Adana kebabın ardından iyi demlenmiş siyah çay içiyorlar… Yarasın.

İncelediğimiz çalışmanın deney hayvanları… Kontrol grubu yani hiç ilaç verilmeyen grup en üstte görülüyor. İyi kötü tüylenme olmuş. Capsaicin tek başına pek bir fark oluşturmamış. CBTE yani Çin Siyah Çay Ekstresi başarılı bir performans sergilemiş. CBTE+Capsaicin ise oldukça iyi bir sonuç vermiş ve en iyi tüylenme bu grupta olmuş. Ürünler topikal olarak kullanılmış, süre iki hafta…

 

Aynı çalışmadaki diğer diyagramda hayvanların sırtındaki tüylenmiş alan ölçülmüş. Siyah çay ekstresi fena değil ancak capsaicin ile birliştirildiğinde daha geniş bir alan tüylenmiş. 

Tam bu satırları yazarken aklıma merhum Cem Karaca’nın bizi bindirdiği alamet geldi…

Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete
Amanieyynn..
Yol dediğin yol gibi
Ulaşmalı bir yere
Biz dön baba dönelim
Geliyoz aynı yere
Bu döngü kısır döngü
Başı varda sonu yok
Dönüyom dönemiyom
Sonunda bir cıgış yok
Amanieyynn…
Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete
Amaneeinn..

Yerel ve genel seçim
Seçin bakalım seçin
Ki dön baba dönelim
Aynı yere gelelim
Çete çeteye çatmış
Çete çete içinde
Battık buruna kadar
Cafer getir peçete
Amanieyynn…
Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete

Nush ile uslanmam ben
Etmeli beni tekdir
Tekdirden anlamazsam
Artık hakkım kötektir

Eskiden adam gibi 
Oturur meze yerdik 
Şimdi meze yer gibi 
Oturup adam yiyoz gariiee

O zaman siz buna
Müstehaksınız len!
Köy kahvesi sohbeti:
Gahve köşesinde üç beş tane başbakan oturuvemişlee
Amanieyynn…
Vallahül azim biz cihana bedeliz
Va mı bize yan bakan hee?
Eee essah deyon be Hüseyin ağa
Hakkaten sence ne oluvecek bu işlee
Valla nolcek olecee bişey yok
Dönecez dönecez aynı yere geleceez
Yavv ben şimdi deyom ki yaniii
Bu esas tütün tütün meselesi
Tütün tütünün baş fiyatı ne olcek
Bu yeni gelen hökümet acaba
Tütün baş fiyatlarını
Yüskek mi duta alçak mı?
Ne diyon sen hele Hüseyin çavuş
Vallahül azim ben ne deyem şimdi
Ben bilirim bilirim onu sölerim
Gulaklerin sözüne
Osmannının ipiynen inme sakın guyuya…
Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete (2x)
Hemide oynayıverekten
Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete…

Bu sözleri okuyunca hakikaten memleket az gitmiş uz gitmiş, yol yapmış köprü yapmış ama bir arpa boyu yol alamamış demekten alamıyor insan kendini… Tıpkı sindirdikleri akademisyen ve araştırmacıların üstüne mideye indirdikleri (acılı) Adana ve onun ardından demli çay içen yöneticileri gibi…

https://www.jstage.jst.go.jp

Views All Time
Views All Time
366
Views Today
Views Today
2
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*