Yeditepe Üniversitesi ve Kelin Kendi İlacı Olsa…

Yeditepe Üniversitesi’nin toplumda oluşturduğu beklentinin hayal kırıklığı ile sonuçlanması bizi halen meşgul ediyor. Sanki iddiaların sahibi benmişim gibi sorulara muhatap oluyorum. Aslında soruların Fikrettin Hoca’ya yöneltilmesi lazım. Ne diyeceğimi bilemiyorum.

4 Eylül 2017 tarihi itibarı ile erişim sağladığım http://www.yeditepe.edu.tr/tr/haber/yeditepe-universitesinden-sac-kaybina-yeni-cozum web adresinde halen aşağıdaki metin duruyor;

 

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ’NDEN SAÇ KAYBINA YENİ ÇÖZÜM

Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Ar-Ge Laboratuvarlarında kellik üzerine yürütülen çalışmalar başarıya ulaştı. Ortaya çıkan ürünle kelliğe ve saç beyazlamasına çare geliyor!

 

Yeditepe Üniversitesi Kurucu Başkanı Bedrettin Dalan ve Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, düzenledikleri basın toplantısında Yeditepe Üniversitesi’nin kelliğe ve saç beyazlamasına çare bulduğunu açıkladı.

Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Ar-Ge Laboratuvarlarında Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Özge Sezin Somuncu, Pakize Neslihan Taşlı ve Okan Demir’in yürüttüğü çalışma ile ortaya çıkartılan ürün sayesinde saç dökülmelerini engelliyor, boş alanlarda yeni saçlar çıkıyor, var olan saçlar kalınlaşıyor ve saçların beyazlaması önleniyor.

Basın toplantısında açılış konuşmasını yapan Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi’nin sadece bilimi aktaran değil, bilimi üreten bir üniversite olduğunu vurgulayarak ülkelerin zenginliğinin insan sayısıyla değil, ürettikleri bilim ve teknolojiyle ölçülebileceğini söyledi. Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümünün 100’den fazla patent başvurusu bulunduğunu açıklayan Dalan, bölümün çalışmaları sonucunda kelliğe çare bulacak olan ürünün oluşma sürecini anlatması üzere sözü Prof. Dr. Fikrettin Şahin’e bıraktı.

Prof. Dr. Şahin ise bundan üç yıl önce çalışmalarına başlanan kellik çalışmalarının bugün neredeyse sona yaklaştığını, çok kısa bir süre içinde ortaya çıkan ürünün krem, sprey, losyon ya da şampuan şeklinde halka sunulmak üzere olduğunu belirtti. Yapılan çalışmaların bilimsel haritasını basın mensuplarıyla paylaşan Prof. Dr. Şahin, yenidoğanların sünnet derilerinden izole edilen kök hücrelerin, hücre kültür ortamında ürettikleri moleküler kokteyl ile saç dökülmesine neden olan vitamin ve mineral eksikliklerini gidermek üzere hazırlanan formülasyonu; in-vitro (laboratuvar ortamında ya da yapay koşullarda), pre-klinik (hayvan denek) ve gönüllü insan denekler üzerinde uyguladıklarını açıkladı.

Prof. Dr. Şahin, buna göre yaş, cinsiyet ve genetik faktörlere göre değişik sonuçlar elde ediliyor olsa da yaklaşık 10 gün içinde yeni saç oluşumunun sağlandığı belirtti. Bedrettin Dalan daha önce ABD’de kelliğe karşı piyasaya sürülen ürünlerin, Yeditepe Üniversitesi’nde bulunan bu üründen çok daha az etkili olduğunu vurgularken, yeni çıkacak ürünün isminin Kelopesia olmasını tasarladıklarını da açıkladı.

 

Yeditepe Üniversitesi’nin çalışmaları medyadan da büyük destek almıştı… Her ne kadar krem değilse de, ürün kelliğe çözüm olarak lanse edilmiş ve gerek yazılı gerek görsel medyada büyük yankı uyandırmıştı…

Haberin giriş tarihini bulamadım; ancak anladığım kadarı ile eski bir haber çünkü ürünlerinin isminin Kelopesia olacağı bilgisi ile bitiyor yazı.

Ancak ürünleri bu isimle çıkmadı, ismi Reboost oldu… Dolayısı ile bilgilerin eskiliği ortaya çıkıyor. Ancak benim anlamadığım nokta şu; böyle büyük bir başarının üniversitenin sayfasında kayda değer bir yer tutması beklenirken bırakın bu beklentiyi, eski bilgi o haliyle kalmış. Heyecan yok, bir buluş yok anladığım kadarı ile. Zaten “10 gün içinde yeni saç oluşumunun sağlandığı” ifadesi kesinlikle çalışmaların hakkının verilmediğinin göstergesi. İnsanlardaki fizyolojik saç döngüsünde 10 günde yeni saç çıkması çok olası gözükmüyor; eğer böyle bir başarı elde edildi ise “flaş, flaş, flaş” diye verilmeyi hak ediyor demektir.

Ürünün medya ve reklam yüzünde Şafak Sezer de görev almış ve saçlarının çıktığı iddia edilmişti. Böyle güçlü bir kadronun çok ses getirmesi beklenirdi ancak olmadı. 

İkinci gariplik şu; “daha önce ABD’de kelliğe karşı piyasaya sürülen ürünlerin, Kelopesia’ya göre çok daha az etkin olduğunun vurgulanması.”  Bu son derece sübjektif ve yanıltıcı bir ifade. Bir kere karşılaştırılan ürünün ismi yok, iması da yok. İkincisi şu ki, ABD bu konuda bir numara mı bunun da bilimsel verisi yok. Yani Avrupa’da ya da Avustralya’da da iyi bir saç ürünü olabilir. Üçüncüsü bahse konu ürünün adı burada Kelopesia olarak geçiyor ki ortada böyle bir ürün yok…

Bu işi anlayamadım gitti. Patent aldıklarından bahsetmişlerdi, onu da henüz göremedik. Patent almak çetrefilli bir iş; önce patent başvurunuz için uzunca bir dönem gerekir, sonra patent askıya çıkar ve 12 ay askıda kalır. Eğer başkasının hakkına, hukukuna, patentine tecavüz var ise sizin başvurunuza itiraz edilir vs… Başvurduğunuz patent kurumu (örneğin Amerikan Patent Enstitüsü) bu itirazı değerlendirir. Tüm bunlar zaman alıcı ve emek yoğun işlerdir.

Bu işte bir gariplik var ancak ben çözemedim. Piyasaya çıkardıkları ürün (Reboost) için patent başvurusunda bulunmak zahmetine katlanmasınlar bence. Baştan söyleyeyim, reddedilir çünkü içeriğinde “patent başvurusu yapılmaya değer” bir orijinallik, yeni bir molekül vs. yok.

Öncesi sonrası (before after) fotoğrafların çoğu fotoşoplu; bakınız üstteki resimlerdeki kişinin bu iki resmi arasında en az bir iki ay fark olmalı… Ancak resim o kadar aynı ki, sol üstteki kakülü ile sol alttaki ense traşının çizgisi bile tamamen aynı. Aşağıda ok ile işaretlediğim iki alana bakınız. Üstteki okların gösterdiği alanlar tamamen aynı. Alttaki oklar da aynı kıvrımı işaret ediyor. Kafa aynı kafa, kel kısım fotoşopla sihaylaştırılmış… 

Konu ile ilgilenen tüm eş, dost, meslektaş ve hastaların sorularını bundan sonra Fikrettin Hoca’ya sormalarını rica ediyorum. Selam ve hürmetlerimle…

 

 

Views All Time
Views All Time
205
Views Today
Views Today
3
Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*